Çaresizlik ve tehlike ânları vardır ki, o zaman çırpınmaya ve haykırmaya gelmez. Batar insan ve boğulur. Marifet
o anları geçirmektir. Sonrası gittikçe kolaylaşır. Kadere teslim olmak lâzımdır o ânlarda. Menfi, miskin, âciz bir tevekkül değildir bu.Anlıyor musun? İsyanın tekniğidir.Yani sabırdır. Müspet, enerjik, hedefli, iyimser bir sabır.
Dikkat et sözüme. Bu dünyada ölümden başka hemen her şeyin bir çaresi vardır. Mesele diye karşımıza çıkan zorlukların çoğunu kendi ruhumuzun içinde halledebiliriz.
Gelmemesi ihtimalinin içine ölçüsüz bir hayalin doldurabileceği bütün felâketlerin toptan sezgisi içinde, onun gecikmesini tabiî gösterebilecek
mazeretlerin hiç biri korkunç realiteyi izah edemez. Gelmesinden başka şifam yoktur. Gelmezse, yeryüzünde hiçbir güzel canlı ve enteresan şeyin beni oyalayamayacağını düşünmenin verdiği bir ümitsizlik dehşeti içinde yerime oturur, gözlerimi buzlu camların yarı karanlık zemininde oynayan kaderin parıltılarına dikerim.