mutlulukla birlikte bir de acı duyuyordum. mutluluğum vuslattan, acım ayrılık düşüncesinden idi. bazen bu ayrılık endişesinden vuslatın tadını bile çıkartamaz, azabım sevincimi kovardı. aşk zaten bu demekti. vuslatı isteyen âşık ayrılığa hazır olmalıydı. bunun içindir ki ben, en mesut âşığın, devamlı vuslatı isteyen ama hiç vuslatı yaşayamayan âşık olduğunu düşünüyordum. sevgilinin gelişinin ayak seslerini duyarak kıyamete kadar yaşanılabilir ama vuslata erdikten sonra gideceğinin korkusuyla hemen can verilirdi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ona göre bir aşka ancak aşk olduğu için âşık olunabilir; gerisi kuru lâftan ve asılsız görüntüden ibarettir. sevgilinin kimliği, ister sufiler gibi tanrısal, ister ozanlar gibi tensel olsun değeri yoktur onun için. kendi aşkı için kendi soyut sevgilisini de zihninde yaratır ve ona aşk deseninden ruh biçer, güzellik kumaşından giysi diker. güzel öyle güzelleşir ki onun dizelerinde, her âşık orada kendi sevdiği güzeli bulur. kendi aşk serüveninin acılarını, ayrılıklarını, hasretlerini hisseder.