Abdullah Çınarcı

Abdullah Çınarcı
@acinarci1
Kim karar verdi
Kişisel kararlarımızın, kolektif deneyimlerimizden etkilendiği düşüncesi, düzenin sürekliliğinin temelini oluşturuyor. Hepimiz suçlu muyuz? Yoksa doğrularımız mı suçların kaynağı oldu?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Paranoid kitle
Hırsızın, arsızın, karaborsacının, iltimas geçenin, vurguncunun, hortumcunun, yağmacının ve benzerlerinin bu denli itibarlı olduğu bir vakit daha gelmiş midir? Yazılanların yazı olarak kaldığı, yaşananların ise derin yazgılar olarak kazıldığı başka bir dünya daha var mıdır? Körelmiş kalemin yazdıkları silinmez olmuş, fırçalar tabloyu değil gerçeklerin üstünü boyar olmuş. Gösteriş ve şatafat kaplamış insan ruhunu. Tuvalleşmenin insanı yücelttiği yanılgısı, küf gibi yayılmış yaşamın her yerine. Kötülüğün faşizmi, göründüğü, duyulduğu ve hissedildiği her yeri çürütüp, yozlaştırıp ve kokuşturmuş.
Ölümsüz ruhun ölüsü
Ruhunun ölümsüz olduğuna inanan kimselerin, bedeni ölümsüzlüğü arayan kimseleri yadırgaması gerçekte korkunç olanı göstermektedir. Oysa ki beynin karar alma yetisinin anıların nöronlar arasındaki sıkı veya zayıf ilişkilerden ibaret olduğunu görebilmesi o kimseler için güç bir durum. Kendi benliğini yeni yeni kavramaya başlayan suni zekanın din kütüphanelerine ne eklediler ki. belkide daglar yeni yeni sekillenmeye başlarken ölen balıkların atomları insanda vücut bulmuştur. Böylelikle ölüp giden ruhları yeni bir bilinç için yer açmıştır.
Bambaşka biri olmuşuz
Ne kadar az kendimiz ne kadar çok başkası olduk. Ne kadar az emekçi, ne çok savurgan Düşüncelerimiz bile artık bizim değil. Başkası gibi güler, sevinir, ağlar olduk Mesela hiç yazmayı düşünmedik hep başkası yazdı diye okuduk ve hep başkası icin okuduk. Başkasının sözlerini paylaştık, konuştuklarını konuştuk. Hiçbir zaman kendimiz olamadık; bizde öyle yaşamayı hiç bırakmadık,başkası öyle yaşadı diye. Vazgeçtik kendi benliğimizden Çabamız, inancımız hep başkalar oldu.
Duygu ve Düşünce