Hırsızın, arsızın, karaborsacının, iltimas geçenin, vurguncunun, hortumcunun, yağmacının ve benzerlerinin bu denli itibarlı olduğu bir vakit daha gelmiş midir? Yazılanların yazı olarak kaldığı, yaşananların ise derin yazgılar olarak kazıldığı başka bir dünya daha var mıdır? Körelmiş kalemin yazdıkları silinmez olmuş, fırçalar tabloyu değil gerçeklerin üstünü boyar olmuş. Gösteriş ve şatafat kaplamış insan ruhunu. Tuvalleşmenin insanı yücelttiği yanılgısı, küf gibi yayılmış yaşamın her yerine. Kötülüğün faşizmi, göründüğü, duyulduğu ve hissedildiği her yeri çürütüp, yozlaştırıp ve kokuşturmuş.