Babaların oğullarıyla, kamyonet sahiplerinin kamyonetleriyle, motorcuların motosikletleriyle, bir başına insanın doğayla ilişkisine rastlamak mümkün kitapta. Kamyonetler, motosikletler hep önemli roller almış öykülerde.
İçindeki öykülerin birbirleriyle temasları, ilişkisi var hep. Öykü kitabı olmasına rağmen bir arada düşünüldüklerinde bir bütünlük oluşturuyorlar. Kitap bu yönüyle hoşuma gitti.
Kamyonet sahibi babanın komşuları toplayıp Acısu'ya pikniğe götürdüğü hikaye en beğendiğim oldu. Yaşananları oğlunun gözünden izlemek, oradaki atmosferi hissetmek güzeldi. Hazırlık, yolculuk. piknikte yaşananlar hepsi çok gerçekçi geldi bana.
Ben keyifle okudum. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı istiyorum.