lcaayüzüak

"Fakat her şey geçer. her şey unutulur. kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manasi yoktur. insan birazcık'ta kalender olmalidir!"
Reklam
"Bizim küçük anadolu şehirlerimizde bu müzmin evlenme hastalığı daima hüküm sürmektedir. en kuvvetliler bile bir iki sene dayanabildikten sonra bu amansız mikroptan yakalarını kurtaramazlar ve kör gibi önlerine ilk çıkanla evleniverirler. tabii bu evlenmede herhangi bir müşterek hayattan ziyade, erkek için evde bir kadın bulunması; kız için de 'münasip bir kısmet' varken kaçırılmaması düşünülmüştür. bu izdivaç mikrobu evlendikten sonra faaliyetlerine başlar: evvelce bir takım emelleri olan, yükselmek, kendini göstermek, eser vermek isteyen adamlara bir kalenderlik, bir lakayıtlık gelir. evde meram anlatmaya asla imkan olmayan, seviyesi, ahlak telakkisi, dünyayı; görüşü ve itiyatları büsbütün ayrı bir mahlukla daimi bir beraberlik insanı hayatta da bedbin yapar ve bütün insanlardan şüpheye düşürür. "
“Hayat, birbirinden ayırdıklarını, kısa bir müddet için tekrar yaklaştırır gibi olsa bile, uzun zaman yan yana bırakmıyordu. geçen günleri bir daha geri getirmek mümkün değildi ve sadece hatıralar, iki insanı birbirine bağlayacak kadar kuvvetli değildi.”
Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi; fakat yokluğu müthişti...
Yusuf'un çok hataları oldu çok. muazzez de çocuktu belki ama içki masalarında meze olmayacaktı, kucaktan kucağa gezmeyecekti. ben olsam iki mermi de buna sıkardım. sıktı da kazara sıktı.
Alıntı
Reklam