İlayda

İlayda
@acrlyda
Sıkıntı insan olmanın meslek hastalığıdır.. Rollo May
Ne zaman babamın canını sıkacak bir kabahat işlesem, ev­vela annemin keyfi kaçıyordu. Kusur sahibi kendiymiş gibi titreyip telaşlanıyordu. Sanki benim evlat olmaktaki başa­rım, onun da karılık müessesindeki muvaffakatnamesi sayı­lacaktı. Belki bu yüzden beni sevmeye, ayıplarımı gizlemeye harcadığı mesainin yarısını bile ayırmadı.
Sayfa 196 - Hep kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ona göre evlenme­diğim için yarımdım; tohuma kaçmadan evvel kocaya varır­sam bir çırpıda tamamlanacaktım. Genç bir kızsan sana çizilmiş kadere uzun müddet direnemiyorsun. İçinde kırılacak eşya, hatta daha fenası sadece kendisine değil, çevresine de zarar verebilecek patlayıcı taşıyan bir paket gibi daima göz önünde tutuluyorsun. Ne olur ne olmaz diye, doğduğunda ba­bana, varsa erkek kardeşlerine, hatta amcalarına, dayıları­na, sonra da ilk fırsatta baş göz edilip kocana teslim ediliyorsun. "Bir an evvel evlen de yerini bil" diyorlar sana. "Ne yani yıllarca yersiz miydim ben? Doğduğum bu ev benim ne­yimdi?" diye düşünmeye başlıyorsun. Böyle böyle, hiçbir yerin sana ait olmadığını, olamayacağını anlıyorsun.
Sayfa 195 - Hep kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne evde oturmakla iyi­leşmeyi ne de ne film seyretmekle neşelenmeyi becerebilmiş­ti. Her sancının başka bir yarayı hatırlattığı bir dünyada in­sana ne filmler ne kitaplar ne de diğer insanlar iyi gelebilir­di.
Sayfa 185 - Hep kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Hem de ne ikiyüzlülük
Ya da mesela gözünü kaybetmiş askerlerin önünden gürültü ya­pıp varlığımı hissettirerek mi, yoksa sessizce süzülerek mi geçmem gerektiğini bilemeyip aptallaşıveriyordum. Ama sa­na vicdanımda açılan gediklerden bahsetmeyeceğim. Bazıla­rı, başkalarının acısına uzaktan bakıp kederlenmekle iyi in­san olunabileceğini sanıyor. Hatta sadece kendi iyiliğinin al­tını çizebilmek için üzüntüsünü ele güne duyurmaya çalışı­yor. Oysa şunu iyice öğrendim ki, vicdandan en çok söz eden­ler, sadece başkalarının kurbanlarına üzülen katiller. Kabul­lenmek zor ama aslında, başkalarının acısına bakarken in­sanda kederden ziyade hodbin hisler uyanıyor. Savaş gazile­rine bakmak feci bir duyguyla tanıştırıyor insanı: Şükretme duygusu. Duyguların en ikiyüzlü, en sefil olanı. Haline şük­retmelerin en rezilcesi, başkalarının haliyle mukayese edile­lerek yapılanı... O zaman insan Yaradan'a, verdiği mutluluk­lar için değil, olsa olsa başkalarına verip kendinden esirgedi­ği acılar için teşekkür ediyor. Sana şükürler olsun ki beni de­ğiI, onu seçmişsin diyor! Ve bunu ne zaman fark etse, mesela hastanedeki ölü çocuklara, onların ince ayak bileklerine ba­karken, ruhunu derin bir utanç kaplıyor.
Sayfa 109 - Hep kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Kalsaydım mesafelerin beceremeye­ceği kadar uzaklaşacaktık birbirimizden.
Sayfa 47 - Hep kitap·Kitabı okudu
Edebiyat