Üç oda bir salon, hayli ferah bir evde yaşayan Ryan Nicodemus bir gün hayatını sadeleştirme karar verir…. Sanki taşınacakmış gibi evdeki tüm eşyaları kolilere doldurur ve ardından evdeki rutin hayatına devam eder. Herhangi bir eşyaya ihtiyaç duyduğunda bulunduğu koliden çıkarıp eski yerinde kullanmaya devam eder. Aradan geçen süre sonunda fark eder ki eşyalarının büyük bölümü kolilerin içinde öylece durmaktadır.
Pürdikkat çalışma alışkanlığı kazanmanın püf noktası, iyi niyetin ötesine geçmek ve çalışma hayatımıza rutinler ve ritüeller eklemektir. Zaten sınırlı kapasiteye sahip irade havuzunuzdan harcayacağınız irade miktarını bu rutin ve ritüeller sayesinde azaltabilirsiniz.
Alınan herhangi bir hizmeti sınırsız, tamamen ücretsiz ve süresiz bir şekilde alıyorsanız orada pazarlanan şey sizsiniz demektir. Herhalde bu cümle bu kitabın etkisini anlatmanın güzel yollarından biri. Kitabın ana teması tabiki dijital dünyanın ve sosyal medyanın hayatlarımızı ne denli ele geçirdiği ve bunlardan kurtulma yolları ile ilgili fakat bence sadece bununla da kalmıyor. Kendi adıma hayatım ile ilgili ciddi çıkarımlar yaptığımı ve çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Cal Newport’un “pürdikkat kitabını çok beğendiğim için ve çok da büyük bir beklentim olmadan okudum fakat beklentimin üstünde bir etki bıraktı.