"Demek bu aşk, bir vakitler bu adamın ağzında onun canına can katan, bütün çürümüş hislerini arıtan yüce, kutsal bir şey olmak üzere güven verilirken bugün, o yalanlara inanan zavallı kadının yüzüne pis bir cinayet olarak fırlatılıyordu. Bir an içinde Bihter ikide birde aşklarının keşfedilmesi ihtimaline karşı bu adamın ağzında tekrarlanan o rüya nağmesini, o yeşil sevda yuvasını hatırladı; bu yalana inanmıştı, bu adamın bütün yalanlarına inanmıştı. Ooh! Ne acı aldanış!.. Birbirine bir kelime söylemeyerek, gözlerinde derin bir düşmanlıkla bakıyorlardı"