• Bir "İŞSİZ" inceleme ile tekrar karşınızdayım sevgili GOBELLER ..
    ( Yokolun!! ÇORUM ÜBER ALLES!!! =)) ) Kitabı okuyalı bir kaç gün oldu .. Normalde beni böylesine etkileyen eserlere pek sektirmeden inceleme yaparım ama roman bir devri anlattığı için , daha doğrusu bir dönem romanı olduğu için ,emin olmak adına bir kaç geri besleme yapıp dönemin tarihi olaylarını gözden geçirdikten sonra inceleme yazayım istedim .. Kitabı Oda Yayınlarından okudum (şiddetle öneririm) , alıntı yaparken ise Kaynak Yayınlarından yaptım alıntılarımı .. Romanda olaylara "FRANSIZ" kalmamanız açısından düşülen dip notlar sayesinde bambaşka bir yaşam formuna dönüşeyazdım ..Tarih sevdiğim bir alandır ama bir kaç yerde ben de "bu ne artık" kıvamına evrildim.. Birkaç incelemede de dipnot yakınmasına şahit oldum ..O yüzden, bu incelemeyi , romanı okuyacak insanlara kolaylık olsun diyerekten kaleme alıyorum .. Mecbur uzun olacak .. Elim mahkum .. Zira Fransız Devrimi bu .. Sahanı ısıt , yağ koy , yumurta kır muhabbeti değil ...

    Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki bu eşitlik ve özgürlük ilkeleri esasen Fransa ile değil Amerika ile 1770 lerde sahneye çıktı.. Rüzgarı Fransa' yı daha sonra dünyayı vurdu .. Yalnız Avrupa kıtasında Fransa' nın rolünü de küçümsememek lazım .. Fransa dönem itibari ile Avrupa' nın EN GÜÇLÜ , EN ZENGİN ülkesi idi .. Kültürel önderiydi ..Misal Avusturya ve Rusya büyükelçilerinin birbirlerini savaşla tehdit ederken kullandıkları dil DAHİ fransızcaydı .. 1789 ' da Fransa kralı 16. Louis idi.. Yiyip içip (ulan ne panna cottta yemiştir bu adam!!) , ava çıkmadığı günlerin haricinde kitlelerle uğraşmaktan büyük haz duyan bu domdom emmimiz , kraliçesi Marie Antoinette ve hazır kart reklamlarının gözbebeği Cin Ali ' den kelli küçük oğluyla Versailles' da , bir ucundan diğerine uzunluğu 500 metreyi aşan sarayında 4000 bin hizmetçi ve 1000 kadar saray mensubuyla gününü gün etmekteydi .. Pek tabii şatafat parasız olmaz .. Borç alıyordu Fransa .. Ve borç içinde faizlere boğularak yüzüyordu .. Hal böyle olunca imdat çekici diyerekten vergilere yönelindi..Vergiden muaf olan ve o sıralar "YE KÜRKÜM YE" turnesi ile Fransa' yı turlayan soylulardan, din adamları ve hükümet görevlilerinden vergi alımı yoluna gidilmek istendi .. Ama kararı onayacak meclis bu saydığım kişilerden oluşuyorken OLACAK İŞ MİYDİ BU ? =)) Olmadı pek tabii.. Bunun yerine teee kör itin öldüğü dönemde , en son 175 sene önce 1614' te toplanan Etats Generaux denilen Umumi meclis toplandı..Krallar daha önceleri vergilere onay için bu meclise başvuruyorlardı Fransa'da..Bunu takiben meydana gelen gelişmeler sonucu Tiers Etat yani Halk Meclisi toplandı..Ve oylamadaki sistemle ilgili bir tartışma konusu ortaya attı .. Eski "müreffeh" günlerde ,halk henüz uyuyorken ve "cahalken" , HER TOPLUMSAL SINIFIN blok oy olarak oy kullanmasından yanaydı adet..Bunun uygulamadaki sonucu ise ruhban sınıfı ve soyluların yani psikopos ve rahiplerin (ULAN YİNE Mİ SİZ !!!) oyca halktan üstünlüğü idi..1614 neyse de ,modern bir ülke olma yolunda olan 1789 Fransa'sında orta sınıfı oluşturan tüccar , avukat ve küçük toprak sahipleri artık eskisi gibi oy oranlarının üçte bir olmasını kabul etmiyorlardı .."3'ün 1'ine" dur diyorlardı senin anlayacağın.. Olurdu ,olmazdı - yaparsın , yapamazsın derken ,kral da meclisi feshetmek adına toplanma yerlerini kapatınca davullu zurnalı oğlan bizim kız bizim nidalarıyla şaha kalkan işbu tayfa YENİ BİR ANAYASA HAZIRLANANA kadar dağılmayacaklarına ant içtiler .. Din adamlarına da göz dağı verip ,sınıfsal olarak değil BİREYSEL olarak oy kullanmaya davet ettiler kendilerini.. Böylece devrim start aldı .. SOL a doğru evrildi.. Ruhban sınıfı ve soylulara karşıydı.. Ama az sonra bahsedeceğim gibi ŞİDDETİN VE "TERÖR"ün de yolunu açtı ..Devrimi bu denli büyüten nedenlerden biri de şüphesiz Açlık idi.1788 'de dolu ve ardından gelen kuraklık hasadı vurmuştu .. '789' a gelindiğinde tahılın fiyatı artmış ekmek bulunmaz olmuştu..Ekmek dar gelirli fransızın KARA GÜN DOSTUYDU, dolayısıyla sorun çok ciddiydi..Az da Nihat hoca tribiyle devam edeyim =)) BABALAR FÜLÜ"D" alamadıkları için OĞULLARINI DÖVÜYOR , ANNELER ÇOCUKLARINI CAMDAN ATIYOR , NİCE OCAKLAR SÖNÜYORDU.. EV KADINLARI FIRINLARI KUŞATMA ALTINA ALMIŞ, SİPER SAVAŞLARI SON HIZIYLA SÜRÜYORDU..KÖR OLASI, GÖZÜ ÇIKASICA KÖYLÜLER LOJİSTİK DESTEĞİN BELİNİ KIRMAK İÇİN TAŞRA YOLLARINDA BUĞDAY TAŞIYAN KAFİLELERİ YAĞMALIYORLARDI .. Bu sırada temmuz ayında bir kısım işçi Bastille zindanını ele geçirdi .. Amaçları kralın kent dışında bekletilen birliklerine karşı kullanmak amacıyla silah elde etmekti..Zindandaki yedi tutuklunun serbest bırakılıp zindan komutanının da öldürülmesi fransız halkı üzerinde MEKSİKA (bkz: yauw Tuco ne mübarek bir zatsın sen!!) DALGASI etkisi yarattı .. Tabii bunda varlıklı soyluların, köylüleri katlettirmek için çeteler yolladığı söylentisinin de büyük payı vardı.. Tahmin edeceğiniz gibi kaçamayan tüm aristokrat tayfa İMAMIN KAYIĞINA bindi .. Soyluların malları yağmalanıp kundaklandı .. İşte küçük bir kıvılcım, orman yangınına böyle dönüşmüştü .. Bastille harekatı kralın façasını bozmuş egemenliğine son vermişti .. Devrimle kazanılan hakları es geçiyorum..Zaten hepimiz köleliktir , özgürlüktür, eşitliktir , oy hakkıdır muhabbetini adımız gibi biliyoruz ..

    Gelelim kralın akibeti ve sonrasında bu kitabın konusu olacak olaylar serisine ... Kral ve kraliçe kaçarken yolda yakalandı .. 1.5 yıl sonra yargılandı ve kafası kesildi ..8 ay sonra da hanım ablamızın kelleyi uçurdular .. TÜM BUNLARI İNSANLARIN KAFASINI "İNSANCIL" BİR YÖNTEMLE KESİYOR DEDİKLERİ "GİYOTİN" İLE GERÇEKLEŞTİRMİŞLERDİ.. Sene 1793 ' e geldiğinde devrim , TERÖR DÖNEMİ dedikleri en uç noktasındaydı .. Fransa bir kraldan yoksun olduğu ve tahta da bir kral geçirmek için diğer ülkeler Fransa' ya savaş açtı .. Kitabı okurken göreceğiniz üzre dış ülkeyle yazışma yapanların birer birer kellelerini kaybetmelerinin bir sebebi de bu..

    Savaş gibi olağanüstü hal koşullarında devrimin sekteye uğrayacağından korkan devrimciler, tüm iktidarı kitapta da adı geçen Kamu Güvenliği Komitesine devrettiler..Komitenin başında kitapta ismiyle sıkça karşılacağınız ve halk tarafından "NEFRET EDİLEN" Maximilien Robespierre vardı..Kendisinden bir kıple alıntı yapayım ki sonradan neler olduğunu , kitabın adının niçin "Tanrılar Susamışlardı" olduğunu anlayasınız..
    " TERÖR adalet , çabukluk , yalınlık ve kararlılık demektir..TERÖR , DESPOT bir hükümetin dayanağıdır..Devrimin hükümeti despotluğa karşı ÖZGÜRLÜĞÜN DESPOTLUĞUDUR." (?!??!?)

    Sonrası mı ? Sonrasında 20000 "halk düşmanı" giyotinle tanışma şerefine nail oldu.. Yürürlükteki yargılamalar amacından saptı , yozlaşma başgösterdi ..Artık idam istemi için geçerli olan halk düşmanlığının yanında halkta cesaret kırıcı etki uyandırmak , kamuoyunu yanıltmak , ahlak bozmak , vatansever zatların rahatsızlığı gibi havagazı bahaneler de boy gösterir oldu .. Ve sonunda KAYIŞ KOPTU !! ADALETİN KANTARI İLE OYNAMIŞLARDI .. Bozdukları ve yozlaştırdıkları adalet en sonunda onların da kellelerini aldı ..

    Roman bu tarihsel olaylar çerçevesi üzerine oturtulmuş bir seyir izliyor..Kendi halinde , naif bir kişilik olan Evariste adlı bir ressamın bu yozlaşmışlık çarkına dahil olması anlatılanlar .. Bir aşk hikayesi de konuya entegre edilmiş lakin anlatım bir pembe dizi kıvamında değil de bu aşk uğruna kahramanımızın duygularıyla hareket edip , duygularını adaletin ve kanunların önüne geçirmesi şeklinde bize sunuluyor ..Bir insanı tanımak istiyorsanız ona ya PARA ya MEVKİ verin derler ya ,o mevkiyi ve ADALETİ suistimal edenler romandaki bireyler .. Dönem itibari ile ruhban sınıfının ve dinin de payını sonuna kadar aldığı bir roman bu .. Menfaat vs insan ilişkileri , toplum psikolojisi ve din eleştirisi de barındırıyor .. Ama bence verilen en güzel mesaj adalet adına alttan alttan , ince ince işlenen mesaj .. Derler ya adalet bumerang gibidir.. Ben acılı çiğ köfteye benzetiyorum esasen .. ADALET ACILI ÇİĞ KÖFTE GİBİDİR...AYRANLA TÜKETİR HAKKANİYETLİ OLURSAN KURTULURSUN ..ACILI ŞALGAMLA TÜKETİR MAZLUMUN KANINA GİRERSEN YOKOLURSUN !! HER HALÜKARDA "GÜMRÜKTE" HESABINI SORARLAR ADAMA !!! =))

    Bir sonraki incelemeye dek esen kalın , İŞSİZ KALIN!!

    NOT : Kitabı bitirir bitirmez şu şarkı ve bu nakarata sarıldım .. tavsiyemdir .. gayet manidar sözler Fransız Devrimi yıllarını düşündüğünüzde .. al 0: 55 ' e dinle nakaratı...

    https://www.youtube.com/watch?v=_DDv1mTDAYk

    A NEW ERA has begun, the world is falling
    And darkness TRIUMPHS, the EMPEROR has made his CALL
    And now the time has come for us to dread his warning
    THE TERROR WILL REIGN , DEATH UPON US ALL!!!!