Zeynep

Zeynep
@addictedtobooks
İngilizce Öğretmeni
İngiliz Dili ve Edebiyatı
37 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
10/10
·168 syf.··
2021 8. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2021 23:13
“Şiir okunmak içindir, kitaba girdi mi ölür” diyor Federico Garcia Lorca. Bu yüzden de şiirlerini ve oyunlarını Madrid’de farklı yerlerde gezerek ortaçağ şairleri gibi kendi okuyordu. Aylar önce dinlediğim bir radyo programında tanıdım Garcia Lorca’yı. Onun hakkında duyduklarım; Salvador Dali, Picasso, Manuel de Falla gibi büyük sanatçılarla olan ilişkisi beni çok etkilemiş ve heyecanlandırmıştı. Ardından ilk karşılaştığım bu kitabını aldım, kapağını büyük bir heyecanla açmıştım fakat yarım kaldı. Bitirmek bu zaman nasip oldu da neden bunca zaman erteledim demeden de edemedim. Şiirleri o kadar edebi, o kadar derin, o kadar duygulu ki her şiirini okurken “wow” demekten alıkoyamadım kendimi. Garcia Lorca hakkında iyice araştırıp okuduktan sonra daha çok anlam kazandı yazdıkları. Genellikle acı, ayrılık, ölüm hakkında yazmışken; aynı zamanda 20.YY İspanyasını, yaşadığı Granadasını, Granada’nın Franco rejimi altında kaldığı dönem sessizliğini, Çingelerini ve Granada’nın portakal ağaçlarını da sıklıkla yansıtmıştır şiirlerine. Federico Garcia Lorca 20.YY İspanyası’nın en büyük şairlerindendir. Aslında yaşadığı dönem İspanya’nın karanlık yıllarıdır. O dönemlerde milliyetçi dikdatör Franco ile seçimle hükümet olan cumhuriyetçiler arasında bir iç savaş yaşanmış ve Franco’nun galibiyetiyle 1975’e kadar sürecek olan bir rejim başlamış bu da o dönem sanatçılarını çok olumsuz etkilemiştir. Çoğu sanatçı Franco baskılarından kaçmış ve ülkeyi terk etmiş; Lorca, Granda’ya tehlikeli olduğunu bilerek, ölümü göze alarak geri dönmüştür. Hem milliyetçilerin baskısı hem de homoseksüel olması Granada’daki hayatını her ne kadar zorlaştırsa da orada kalmaktan asla vazgeçmemiş. Şiirlerinde ve oyunlarında da tüm bu karanlık dönemi, İspanya’daki karışıklığı yansıtmıştır. Daha önce saat beşte
Edebiyat
Ne Garip Federico Adında OlmakFederico Garcia Lorca · Can Yayınları · 2020320 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·71 syf.··
2020 4. kitabı
İstediği her şeyin kaderin ona sunmasından ve daha fazlasını isteyecek durumda olmamasından ötürü içindeki yaşama sevincini ve hislerini yitirmiş soylu bir gencin,işledigi suçun ardından içindeki duygularının, insancıl hislerinin yeşermesini ve yaşama sevincine kavuşmasını harika tasvirler eşliğinde anlatan bir kitap. Zweig, çok keskin tasvirleriyle ve kullandığı ağdalı edebi dille hikayeyi âdeta su gibi akıcı kılıyor. Yaşama heyecanını yitiren bir beyefendinin tekrar o sevince kavuşma arayışını anlatırken toplumdan da bazı tasvirler öne sürüyor . Yaşadığı toplumun sınıfsal farklılıklarını,bu sınıflar içerisindeki insanların günlük yaşamını da gözler önüne seriyor. Alt tabakadan insanların soylu insanlara bakışını,onları kendilerinden çok farklı görmelerini,onlarla aynı mekânda bile bulunmanın kendileri için bir utanç olduğunu ifâde ediyor bizlere. Fakat,hikayemizin protagonisti olan soylu beyefendinin tüm bu farklılıklara rağmen yaşama sevincini yine bu toplum(alt tabaka) içerisinde bulması da ayrı bir şaşkınlık. Zweig 'in "Satranç " kitabında da anlatmak istediği gibi bu kitabında da bireylerin küllerinden yeniden doğuşunu,düştükleri olumsuz durumdan olumlu kazanımlar elde ederek çıkışını anlatmaya çalışıyor. Böylelikle okuyucularına da bir farkındalık kazandırıyor,güzel dersler veriyor. Olaylara farklı bakış açılarıyla bakabilmeyi empoze ediyor. Bu kitaptan özetle çıkardığım şey; her karanlığın aydınlık bir sabahı vardır, sen umudunu yitirme ümitleri yeşertmeye bak.
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Turkuvaz Kitap · 2019172bin okunma