Defterdar, tatlı bakışlı, buruşuk dudaklı bir ihtiyardı. Tabiatı severdi, özellikle yazın, kendi deyimiyle, "Her ancık her çiçekçikten bir rüşvetçik aldığı" mevsimde tabiatı çok severdi.
Bir gün rahmetli annemle kavga etmiştim. Annem bağırıyor, beni dinlemek istemiyordu. Nihayet ben de ona: "Siz beni anlayamazsınız" demiştim, "Çünkü biz seninle apayrı kuşaklardanız". Annem fena halde kızmıştı. Ben kendi kendime: "Ne yapalım?" diye düşünmüştüm, "Hap acıdır ama yutmak gerek". Şimdi sıra bize geldi. Bizim mirasçılarımız da bize: "Siz bizim kuşağımızdan değilsiniz, tutun bakalım hapı!" diyebilirler.