Kitabın, sadece bir cinayeti konu aldığı bilgisi yer almaktaydı bende. Ancak kitabı okumadan önce cinayetin sebebinin bir kadının bakireliğine dayandığını söyleseler inanmazdım herhalde. Okuyunca çok şaşırdım. Bu mevzunun bizim gelişimi ve medeniyeti çok zor kabullenen iflah olmaz Ortadoğululuğumuzun bir yarası olduğunu düşünecek kadar dünyadan bihaber olduğumu yüzüme vurdu yazar. Bambaşka bir kıtada bambaşka bir ülkede insanlığın aynı gelişmişlik düzeyine sahip olduğunu görmek bir kez daha insanlık olarak birbirimize görünmez bağlarla bağlı olduğumuza inandırdı beni. Cinsiyet rollerinin çok keskin olduğu, toplumun insanı merkez almak yerine "kadın"ın yeri, "erkek"in rolüne yönelik bağnazlığı üzerine yazılmış çarpıcı bir yapıt aynı zamanda, toplumun konfor alanını terketmek noktasındaki hantallığını vurguladığı kadar.
Yazarın edebi dili ise bence çok tatmin edici, sonunu başından bilmenize rağmen akıcı ve sıkmayan bir şekilde ilerliyor kitap.
Beni en çok etkileyen şey ise sorgu yargıcının edebiyata olan ilgisini gösterir şekilde, düzenlediği rapora düştüğü notlar oldu. Adalet bilincinin kıvranışlarıyla bir çözüme varma ve kendi eliyle bir cinayeti meşrulaştırmama çabasındayken ya da vicdanını bir şekilde rahatlatma sancısı çekerken dökülen cümle, adeta bir çığlık gibi geldi kulağıma: "Bana bir önyargı verin dünyayı yerinden oynatayım."
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma