İnsanlar geleceği düşünürler, gelecek günler için yaşarlar, sürekli olarak bugünleri gelecek olan yarına feda ederler. Her insan yalnızca öngördüğü, beklediği, umduğu şey için yaşar.
Kimsin sen?
Bu soruyu yanıtlamaya çalışmış mıydım hiç? Kendi kendime kim olduğumu itiraf etmek hiç aklıma gelmiş miydi? Adımı, yaşımı, yurdumu, boyumu posumu biliyordum - yüzümü biraz tanıyordum, ruhumu ise çok daha az.
Kendini dünyada yapayalnız, bilinmeyen bir utancın ya da suskun bir yargılamanın ağırlığı altında, bir anda her şey tarafından terk edilmiş bir halde duyumsamak ölümden çok daha korkunç, çok daha gizemli bir şeydi.