*Bir insan, küçük kibritçi kız gibi mutsuz, Scrooge gibi cimri, James bond gibi kadınlara düşkün ve çabuk silah çeken, Star Trek’in Mr. Spock’u gibi duygusuz bir bilgisayar ,Sir Lancelot gibi, güç durumlardaki kadınları kurtaran bir şövalye olabilir.*
Yaşamlarını öykü kitaplarındakine benzer bir biçimde sürdüren ve kendi benzersizliklerini denemeye isteksiz olan kişiler çoğunlukla kaybeden kişilerdir .
Kültürel senaryolar, konuların yanı sıra genellikle belirli rolleri de empoze ederler. Çoğu kültürde akla yakın olsun olmasın erkeklerin ve kadınların oynaması gereken roller konusunda keskin bir ayrım bulunur. Margaret Mead, erkeklerin edilgen, kadınlarınsa etken olmaya zorlandıkları bir Yeni Gine kabilesinden söz eder. Bu kabilede erkeklerin, bakımı sağlayan, çocukları büyüten ve evde oturan kişiler, kadınların ise evi geçindiren saldırgan kişiler olmaları beklenir. Amerika'nın bazı bölgelerinde ise; kadın eve ekmek getirme peşinde iken ev işleriyle uğraşmayı seçen bir erkeğe pek iyi gözle bakılmaz.
Thomas Szasz “Eğitimsiz kişiler yaşama yolunda, daha iyi eğitim görmüş olanlarla aynı koşullar altında yaşayamayacağından, sürekli kaybeden kişiler olmaya yönelirler. Sürekli kaybeden kişilerin de oyuna ya da rakiplerine karşı sevecen duygular beslemesi beklenemez.“ demiştir.
üniversitedeki hocam bugün dedi ki; “kendi patikanı bulman, kendi hikayenin öznesi olman bir hoca olarak beni ziyadesiyle mutlu etti.”
daha fazla mutlu olamazdım…🥹