Erdoğan ne kadar “ben biliriz, biz biliriz” demiş olabilir?
Merak ettim bir araya getirdim. Okudukça bildiğinizden belki sıkılacaksınız ama yazılan bu kitaptaki biyografiyi daha iyi anlamak için biraz sabır:
– Biz bu ülkede "fikirlerinden dolayı" mahkûm edilen insanların derdini çok iyi biliriz.
– Biz bu ülkede "yazı yazdığı için, konuştuğu için, fikirlerini söylediği için, şiir okuduğu için, aş-iş dediği için, hak dediği, demokrasi" dediği için mahpus damlarında çürümenin nasıl bir duygu olduğunu çok iyi biliriz.
– İnancından dolayı, ibadetinden dolayı, başındaki örtüden dolayı dışlanmanın ne olduğunu biz çok iyi biliriz. Üniversite kapılarında boynu bükük kalmanın ne demek olduğunu çok iyi biliriz.
– Biz yoksulluğu biliriz, "yasakların, baskıların, mahrumiyetin" ne olduğunu çok iyi biliriz.
– Bir gece yarısı, sokak ortasında ensesine kurşun sıkılarak katledilen; katilleri gecenin karanlığında kaybolup bir daha hiç ortaya çıkmayan, çıkarılmayan "faili meçhullerin" acısını çok iyi biliriz.
– Evi basılıp tarumar edilmek nedir biliriz. Kitapların derdest edilmesini biliriz. Köy meydanına toplanan köylülere uygulanan eziyeti biliriz.
– Köylerin boşaltılması ne demektir, "meraların yasaklanması" nedir biliriz.
– Hapisteki oğlunu ziyarete giden ama oğluyla tek kelime Kürtçe konuşamayan annenin acısını, gözyaşını, feryadını, yüreğinde kopan fırtınayı biz biliriz.
– Hakkâri’de, sabah ezanını okuduktan sonra saldırıya uğrayan ve oracıkta vefat eden, Hacı Sait Camii’nin imamı Aziz Tan’ı, onun ailesinin kederini biz biliriz.
– Biz yapmayı biliriz ve bugüne kadar da yaparak, üreterek, Türkiye’yi büyüterek bugünlere geldik.
– Biz sanatı biliriz, biz eseri biliriz. Neye değer verileceğini biliriz.
– Gençliği iyi bilirim, Kılıçdaroğlu ne anlar gençlikten?
– Kılıçdaroğlu