O günlerde iktidar desteğiyle devasa güce erişmiş bir tarikat diğer tüm karanlıkları gölgesinde bırakacak bir kudretle devleti ele geçirmişti.
Ergenekon, Balyoz ve nice kumpas davalarla "Yeni Türkiye" dizayn ediliyordu.
Fetullah Gülen'in müridi polisler, savcılar, hakimler, AKP'nin tam desteğiyle tüm muhalifleri imhaya girişmişti. Fetullahçı çeteyi anlattıkları için gazeteciler Odatv Davası'nda hapsediliyordu.
Henüz taslak halindeyken yasaklanan Ahmet Şık'ın İmamın Ordusu kitabını yayınlamak için çabalarken Fetullahçı savcı ve polislerin tehdidi altındaydık.
Fetullahçı çetenin devletteki örgütlenmesini anlatan bu kitabı o dönem Başbakan olan Tayyip Erdoğan da Avrupa Konseyi toplantısında "bomba"ya benzetmiş, yasaklanmasını ve yazarının hapsedilmesini savunmuştu. AKP'den Fetullah Gülen' e övgüler düzmeyen neredeyse yoktu.
Yıllar sonra, 15 Temmuz 2016' daki darbe girişiminde F-16'ların içindeki mürit pilotlar, şeyhleri Fetullah Gülen için füze ateşleme düğmesine basıp dehşet saçtı.
Ben dünyanın en gelişmiş silahını kullanan o pilotların nasıl ilkokul mezunu ve vaazları saçmalıklarla dolu şeyhin bu denli güdümüne girdiklerini her zaman çok merak ettim ve halen merak ediyorum.
Besleyip büyüttükleri canavarın 250 can almasının sorumluları "kandırıldık" diye işin içinden kolayca çıkarken onları yıllarca uyaranları FETÖ' cü ilan edip hapse atmaya başladı.
Bu sırada geçmişte yaşananlardan hiç ders almayan iktidar başka tarikatları, Fetullahçılar' dan boşalan yerlere dolduruyordu.