ALESYA

CIA'nın "Glo Glo"su...
Gloria Steinem'ın, 1960'larda CIA'yı, dünyanın en kanlı, en büyük işkencelere imza atmış, en pis işlerde parmağı olan örgütü, “liberal, şiddet içermeyen ve onurlu" olarak tanımlaması, güldürü konusu olmuştu. Amerikan senatosu, birkaç ansiklopedi kalınlığındaki "CIA işkence raporlarını" açıkladığında acaba bir şey demiş miydi? CIA'ya karşı soruşturmalar açıldığında tipik yorumlarından birini yaparak "CIA'nın büyük hatası, kendisini yeterince hızlı bir şekilde özel fonlarla donatmamış olmasıdır," dedi. Paranın, ahlaki uçurumu kapatabileceği düşüncesindeydi.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Amerikan Gençliği Zen Budizm'le Tanışıyor
Bu dönemde gençleri oyalamak için sahte solcuların köpürttüğü en önemli bir başka akım da "Uzak Doğu" felsefesiydi. Dinden uzaklaşmış ve toplumla çatışma içinde olan gençler, "Zen felsefesi"yle büyüleniyorlardı. Beatles müzik grubu ortalığı kasıp kavuruyordu. Beatnik grupları yayılıyordu. Onlardan sonra Hippiler ortaya çıktı. Bu gençler, eski Hint ve Uzak Doğu dinlerine ilgi duyuyorlardı.
Timothy Leary in Hitchcock Malikânesi
1953 yılında CIA, İnsan Ekolojisi Derneği adında bir örgüt kurdu ve ardından Harvard, Stanford ve Berkeley Üniversitelerindeki araştırma bölümlerine, özellikle "meskalin ve LSD" gibi "zihin değiştirici" ilaçlarla deneyler yapmak için 25 milyon dolar harcadı. Timothy Leary de bu çalışmaların tam ortasındaydı. Leary, LSD'yi "ruh ilacı” olarak tanımlıyordu. Ona, “LSD keşişi” adı verilmişti. Harvard'da psikoloji dersleri veriyordu. ... Leary, 1962'de Harvard'dan ayrıldı. Mellon bankacılık servetinin varisleri olan Billy ve Tommy Hitchcock'un kız kardeşleri Peggy Hitchcock, Leary'e âşıktı. Onun davetiyle Leary, Hudson Vadisi'ndeki araziye taşınmaya karar verdi. Hitchcock Ailesi'nin New York'ta kendisine tahsis ettiği yer, 10 dönüm arazi içinde bir malikâneydi. Kurduğu LSD mezhebinde, "uyuşturucunun cinsellikteki rolü" üzerine fikirler yaydı. Orada "CIA desteğiyle" grup terapilerinden uyuşturucu deneylerine kadar her türlü psikolojik deneyde birçok kişi kobay olarak kullanıldı. Hitchcock Malikânesi'nde yaşadığı sürede ziyaretçileri arasında R.D. Laing, Allen Ginsberg, Alan Watts gibi isimler vardı.
Freudcu psikolojik yöntemler kullanılarak toplumlara yeni sosyo-cinsel kalıplar dayatıldı. Uyuşturucu kültürü yerleştirildi, toplumlarda kitlesel karakter parçalanmasının temeli oluşturuldu. Böylece cinsellik aşktan soyutlanıyor, bireysel mekanik bir tatmin aracı hâline geliyordu. Toplumda korkunç bir kafa karışıklığı, aşırı ben'cilik, kendini aşırı değersiz veya aşırı değerli bulma yaygınlaşıyor, ekonomik travmalara eşlik eden ruhsal dağılma hâli karabasan gibi toplumun üzerine çöküyordu. Uzun yıllar boyunca bu travmalardan geçirilmiş kalabalıkların idare edilmesi çok daha kolaydı. Tüm bunlar, Hollywood filmleri, İngiliz ve ABD müzik endüstrisi, moda sektörü, edebiyat ve plastik sanatlarla yayıldı.
Tavistock Gerçeği
İngiltere'deki Wellington House ya da ABD istihbarat servisleri OSS ve daha sonra CIA, bunların hepsi, Tavistock Enstitüsü rehberliğinde oluşturulmuştur. Tavistock, Amerikan ve İngiliz derin devletinin tüm kurumlarıyla ilişkili bir enstitüdür, Rockefeller'in hibeleriyle kurulmuştur ve yüzyılın başından beri toplumlara şekil verir. Başında psikiyatrlar, sosyal bilimciler vardır. Toplumların hangi şartlarda, nasıl tepkiler verecekleri, davranış sistemleri ve bunların manipülasyonu gibi araştırmalara odaklanmışlardır. Roma Kulübü nasıl ki açık açık “Dünya nüfusunu azaltacağız,” diyorsa Tavistock ve ona bağlı çalışan vakıflar ile davranış bilimleri konusundaki programlar da "halkı psikolojik baskı altına almak" için vardır.