Mr No!

Yaşamanın Mottosu Var mıdır?
‘Baba, yaşamın amacı var mıdır?’dedim. Sözü nereye vardırmak istediğimi anlıyorsunuz, değil mi? Baba, yaşamayı sürdürmen için bana bir tek neden gösterebilir misin? En kısa sürede yok olman daha doğru olmaz mı? demek istiyordum. Ama onun gibiler, ince imaları kavrayamaz. Şaşırdı, gözleri yerinden uğradı, suratıma bakakaldı. Yetişkin insanların o gülünç şaşkınlığından nefret ediyorum. Sonunda ne dese beğenirsiniz? ‘Oğlum, yaşam boyunca amaçlayacağın şeyi kimse veremez sana, amacını kendin belirlersin,’dedi. Bu budalalığa ne buyurulur! Sanki adam bir düğmeye bastı ve bütün babalara yaraşan sözler kendiliğinden dökülüverdi. Böyle sözler ederken, hiç babalarınızın gözüne baktınız mı? Yaratıcı olan her şeyden kuşkulanırlar. Dünyayı avuçlarına alabilecekleri bir anlamsızlığa indirgemek isterler. Baba demek, gerçekleri gizleyen bir makine demektir. Çocuklara yalanlar düzmeye yarayan bir makine; daha da beteri, kendilerinin gerçeği temsil ettiğine de için için inanırlar. Babalar, bu dünyanın karasinekleridir. Fırsat kollayarak tepemizde dolanıp dururlar ve çürümüş, yozlaşmış bir şey gördüler mi hemen orada yuvalanırlar. Bütün dünyaya, anamızı bellediklerini yayan pis, iğrenç karasinekler. Bizim özgürlüğümüzü, bizim yeteneklerimizi kısıtlamak için yapmayacakları yoktur. Kendilerine kurdukları o pis şehirleri korumak için yapmayacakları yoktur.”
Sayfa 119 - undefined·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Babalar Bir Çocuk İçin Neden Kötüdür?
Babalar! Hele bir düşünün, insanın midesini bulandırmaktan başka bir şeye yaramaz bu adamlar. Babalar kötülüğün ta kendisidir. İnsanoğlunda kötü olan ne varsa, hepsi babalarda bütünleşmiştir. İyi baba diye bir şey olamaz, çünkü babalık görevi başlı başına kötü bir şeydir. Sert babalar, yumuşak babalar, anlayışlı babalar - al birini vur ötekine. Bize kendi aşağılık komplekslerini yüklemeye ve yolumuzu kesmeye çalışırlar. Kendi gerçekleştiremedikleri özlemlerini, öfkelerini, ülkülerini, kimseye açmadıkları güçsüzlüklerini, günahlarını, baldan tatlı düşlerini ve kendilerinin hiçbir zaman uygulama yürekliliğini gösteremedikleri yaşam ilkelerini - bütün bu süprüntüleri bizim omuzlarımıza yüklemek isterler! Benimki gibi, en umursamaz, en ilgisiz babalar bile ötekilerden farklı değildir. Çocuklarıyla hiç ilgilenmedikleri için vicdan azabı çekerler ve çocuklarının bu acıyı anlamasını, kendilerine acımasını beklerler!
Sayfa 117 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Yaşamak Eylemi
“Anlaşılan, tehlikenin ne demek olduğunu bile bilmiyorlar. Tehlike deyince, gazetelerin abartarak yazdığı fiziksel anlamdaki yaralanma, biraz kan akması gibi şeyleri getiriyorlar akıllarına. Bunun tehlikeyle hiç ilgisi yok. Gerçek tehlike yaşama eyleminin ta kendisidir. Hiç kuşkusuz, yaşamak, varoluşun farklılaştığı bir kargaşadır. Fakat varoluşu her an aslında olduğu düzensiz haline çözümleyip ortaya çıkan endişeden hareketle, her an ilk kargaşayı yeniden yaratmaya çalışan kaçık bir eylemdir yaşamak. Bu denli tehlikeli başka bir iş daha olamaz. Varoluşun kendinde hiçbir korku ya da hiçbir örtülü yan yoktur, bu korku ve tedirginliği yaratan yaşamak eylemidir. Ve toplum, kökende anlamsızdır; kadın erkek bir arada yıkanılan Roma hamamları gibidir. Okul da, toplumun minyatürüdür: Bu yüzden bize boyuna buyruk veriyorlar. Bir avuç kör adam, bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor, sınırsız yeteneklerimizi paramparça ediyor.”
Sayfa 49 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Denizcilikten vazgeçemem
Düdükler iniltili, gemi ağlamaklıdırTeknemiz rıhtımdan koparken ağır ağırBilirim, artık yuvam denizdir benim.Yine de yaşla dolar gözlerimAyrılırken dostlarım, ayrılırken Mutlu yaşadığım o liman kentinden.
Sayfa 23 - Can Yayınları·Kitabı okudu

Mr No!

, bir kitap okudu
8/10
·156 syf.·
14 saatte okudu
·
2018 5. kitabı
Yukio Mişima
7.3/10 · 3.214 okunma