Eğer içine odaklanmışsan hiçbir şey yok olmaz. Hiçbir yangın senin merkezini yok edemez. Ölüm bile seni ona odaklanmaktan alıkoyamaz.
Ve bu odaklanma ancak her dakikayı
meditasyon yaparcasına, tamamen uyanık, farkında olarak yaşarsan mümkün olabilir. Otomaton gibi hareket etme. Mekanizma gibi tepki verme. Bilinçli ol. Kendini iyice topla ki içini kristalize olmuş bir bilinç aydınlatsın,
orada bir alev yanmaya devam etsin ve nereye gidersen git yolunu aydınlatsın. Ne yaparsan yap o yolunu aydınlatacaktır. İçindeki bu alev orada, potansiyel olarak hep var... bir tohum gibi. Bir kez kullanmaya başlayınca çiçek açar. Bir süre sonra görürsün
- bahar gelir ve her yer çiçek açar ve sen bilinmeyenin, bilinemeyenin güzel kokuların bürünürsün. Tanrı içine inmiştir.
Bu dünya onu bir rüyaymışçasına yaşayan insanlar tarafından değiştirilir. İnsanlar bu dünyada ıvır zıvıra hiç takılmadan yaşayan kişiler sayesinde değişirler...içlerinde merkeze odaklanmış, bu dünyada yaşayıp da onun içlerine girmesine izin vermeyen, bozulmayan, sessizliklerini her yere taşıyan insanlar tarafından çarşının ortasında bile onlar içlerindeki tapınakta kalırlar...hiçbirşey onların dikkatini kendi varlıklarından uzaklaştıramaz.