Önümde yalnızca hiçbir şeyin değiştiremediği, hiçbir asaleti, hiçbir rüyanın yanılsamasının bir olmadığı; hayatımın artıklarının, tortularının, pisliğinin hiç değişmeden, abartısız yattığı karanlık, menfur sokaklar görebiliyorum.
Sorumluluklardan kaçmak, bir sefil gibi sürünerek ana rahmine dönmek için kendimi öldürmek istiyorum. Kim olduğumu, nereye gittiğimi bilmiyorum – ve bu iğrenç soruların cevabını bulması gereken de yine benim. Özgürlükten kaçmanın asil bir yolunu arıyorum – zayıf düştüm, yorgunum, sağlıklı, kıvrak bir zihin ve irade gerektiren o güçlü, yapıcı insani inanca isyan ediyorum.