"Benim en sevdiğim taş, kaledir, ona dikkat etmen gerektiğini düşünmezsin. Dürüst bir taştır. Gözünü vezirin, atın, filin üstünde tutarsın çünkü onlar içten pazarlıklıdır. Ama çoğu zaman kaleye yenilirsin. Dürüstlük her zaman bizim zannettiğimiz gibi bir sey değildir."
Uzun süren gece boyunca ağlayıp durdu Gılgamış
arkadaşının ardından. Ağarınca tanyeri,
şöyle seslendi ona:
"Enkidu, biricik kardeşim benim, yabanıl ormanlardan geldin sen Uruk'a.
Ağlasın senin için gündüz gece...
Ben de ağlıyorum Enkidu sana
İşitin beni yaşlılar, işitin beni gençler, sevgili dostum öldü. Yaşadığım sürece yas tutacağım onun için, tek çocuğunu yitirmiş bir kadın gibi ağlayacağım ardından."