Kevser B.

7/10
·352 syf.··
2023 7. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2023 00:02
(spoiler) Her şey çok hızlı oluyor, en azından birinci bölümde. Yine daha karakterleri tanıyamadan direkt konuya daldık ve her şey bir anda olup bitti. İlk hikaye oldukça klişeydi. Ne olup biteceği belliydi. Ama Başak’ın gereksiz atar yaptığını düşünüyorum. Sonuçta Safa arkadaşının ondan hoşlandığını düşünerek kendini geri çekmiş, biraz da özgüvensizlik sonucu tabii. Başak’a hak verdiğim sadece iki nokta oldu onlar da: Safa’nın sen kesin şöyle yaparsın böyle yaparsın dediği önyargılarını konuşturduğu kısım ve Başak’ın, ‘’Beni kim seviyorsa onunla mı olmak zorundayım?’’ dediği kısım. Dediği şeyde haklıydı fakat Safa bunu kastetmedi. Asla Safa’ya inanmaması da beni bir miktar çıldırttı. Adam, ‘’Sana aşığım.’’ dediğinde bile inanamıyor, ona aşık olmadığını düşünüyor. Bunun yerine tatlı tatlı flörtleşmelerini okumak isterdim, duygularını daha iyi anlamak için. İlişkinin başlamasından yaklaşık 3-4 yıl sonra sonunda güvenebildim, inanabildim demek de oldukça saçma geldi. Sevgisine tam olarak inanmadığı bireyle nasıl onca yılını geçirmiş anlayabilmiş değilim. Şüphesiz en sevdiğim hikaye Cahit ve Gonca’nınki oldu. Hatta 100 sayfa değil de 350 sayfa boyunca onları okumak isterdim. Cahit’in kayboluş hikayesini, kendini buluş sürecini… Eğer bütün kitap bunun üzerine olup, karakterleri iyice tanıyıp, anlasaydık çok daha fazla severdim kitabı. 350 sayfaya 3 aşk hikayesi sığdırıldığı için her şey benim istemeyeceğim, sevmediğim şekilde hızlı gerçekleşiyor. Detaydan çok genel hatlarıyla işleniyor hikaye. Bu da karakterler bağlanma sürecinde sıkıntıya sokuyor, tam karaktere alışacağız derken hikaye bitiyor. İlk hikaye ile bu hikayedeki Cahit o kadar farklı ki acaba isim benzerliği mi diye düşünmeden edemedim. Keşke hikaye en azından Cahit’i tam anlamıyla anlayabileceğimiz kadar uzun
Gençlik Müzik ve Sonsuz DüşlerBüşra Köprü · Ephesus Yayınları · 2022195 okunma
Reklam
6/10
·400 syf.··
2023 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2023 21:00
(spoiler) Yazarın daha önce okuduğum kitabı (Tarot Falım) gibi elime aldığımda bırakamdım kitabı, bölümü bitireyim de şurayı işaretleyeyim dediğim yerleri kaybettim sayfaları çevirirken. Deli gibi güldüğüm, içimi ısıtan çok fazla yer yoktu fakat kitabı genel olarak beğedim Tarot Falım’a kıyasla. Kitap hem çok hızlı hem de çok yavaş ilerledi. Karakterler daha iyiydi, daha derindi ve beni tilt etmediler en azından çok fazla. Mahir’in tam olarak ne istediğini bilememesi ve bir arayışta olması güzeldi. Genelde hep ne istediğini bilen, başarılı karakterler okudum o yüzden onlardan ayrılması güzeldi benim için fakat keşke biraz daha bu konuyu okuyabilseydim, biraz sığ kalmış. Çok fazla kitap okuyan Mahir’in daha derin, edebi konuşmasını en azından yazmasını isterdim. Sondaki evlilik teklifindeki yazı bile biraz yavan geldi bana. Zeynep’in sürekli Mahir’i tersleyip duygularını göstermemesi beni biraz yordu. Hikaye ve karakter gelişimi için önemli olsa da bu kısmı daha az ve derin okuyup sevgili oldukları tatlı dönemi daha çok okumak isterdim. Genel olarak aşırı bir duygu da geçmedi bana. Mesela Zeynep’in bir anda yalnız kalmak istemesi ve o iki haftadaki psikolojisini bilmiyorum. Sadece ağladığından bahsediliyordu. Bu sevgili olmadan önceki, kitabın yarısından fazlası, kısımda biraz daha olaylar yerine karakterlerin psikolojilerine odaklanılsaydı karakter gelişimleri daha az sayfada daha güzel bir şekilde okuyabilirdik diye düşünüyorum. Ayrıca benim için başka bir sorun da bazı detaylara, kitaplara yeterince önem verilmemesi. Mesela Mahir’in hediye aldığı ilk kitap Gurur ve Önyargı’ydı ve Mahir’in henüz bu kitabı okumadığından bahsediliyordu. İlerleyen sayfalarda ne Mahir’in bu kitabı okuduğunu ne de Zeynep’in kitabı okurkenki düşüncelerini görebildik. Sadece bir ya da iki
Aşk En NihayetindeBüşra Köprü · Ephesus Yayınları · 2021174 okunma
3/10
·384 syf.··
2023 5. kitabı
(spoiler) Neredeyse bir günde bitirdiğim akıcı bir kitaptı. Okurken güldüğüm yerler oldu. Kitaptan tek beklentim de buydu zaten. Başlığı yüzünden daha çok bir tarot falı sonrasında kızın fala göre haraket edip esas oğlanı bulacağı tatlı bir hikaye olacağını düşünmüştüm ama hiç öyle olmadı. Hatta falın tek işlevi sayfa doldurmak falandı. Kız her gün milyon tane fal okuyup hiçbirine inanmayıp kendi kendine konuşuyor. Kitabın en büyük problemlerinden biri ana karakterdi. Daha kitabın en başında canım çok acıyor, insan bazen ölmek ister şudur budur diye şikayet etmeye başladı. Halbuki bunları söylecek bir derdi bile yoktu. İşsizim, aşksızım, arkadaşsızım diye bütün kitap boyunca şikayet etmeye devam ediyor yine de bu konuda bir eylemde bulunmuyor. İş bulduğu zaman beğenmiyor, var olan arkadaşlarını beğenmiyor ki bunda haklılık payı da var ama ne Okan’la ne de Öykü’yle de düzgün bir arkadaşlığını görebiliyoruz, düzgün bir arkadaşlık kurmak için çabalamıyor da. Öykü daha çok arkadaş olmak istiyor. Bütün bir kitap boyunca da bunu bekledim aslında, gitsin derdini anlatsın artık Öykü ya da Devrim’e diye. Devrim’i de çok kısa sürede harcadı, Giray’ın sevgilisi olduğu ve ısrarla ayrılmadığı için acaba onunla mı olacak diye düşündüm o da olmadı. Her zaman aşık olmalıyım, aşk arıyorum diyen karakterler bana itici gelmiştir zaten o yüzden de daha kitabın başında ana karaktere tilt olmaya başladım. Kitabı bitirdikten sonra tatlı bulduğum yerleri işaretlemek için dönüp baktığımda sadece Bukle’nin ağladığını fark ettim. Tatlı bulduğum birkaç yeri de sırf Bukle iki saniye sonra ağlıyor, ortamı bozuyor diye işaretleyemedim. Giray ve Gözde’ye gelecek olursam madem ilişkiniz dostluk üzrene, madem Gözde Giray ve Bukle’nin olmasını istiyor hatta onları yalnız bırakıyor neden ayrılmadılar
Tarot FalımBüşra Köprü · Ephesus Yayınları · 2018217 okunma