Ezeli çizginin üstünde bir nefes duraktı beden. Konar-göçer olmanın hakikati yakın kayıpların ölümüyle gözler önüne serilirdi. Ani zanlardan ibaret değil miydi hayat? Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak zannı. Herkese gelecek ama kendine bir şey olmayacak zannı. Hiç bitmeyecek işleri bir an önce bitirme zannı. Ölüm o zan fanuslarına inen darbe gibiydi.
Aslında hepimiz kendi imtihanımızı en büyük ve çözümsüz olduğunu düşünme eğilimindeyiz. Bu düşünce bizi zor zamanlarda dilediğimiz gibi davranabileceğimiz yanılgısına itiyor.
Bu hayatın ızdıraplarına haddinden fazla üzülmek, bizi doğal üzüntüden çıkarıp hayattan koparabilir. Acı, gereğinden fazla derinleşir de kabullenmeme başlarsa artık imtihanın hikmetini anlayamayız.