Neslihan er

Neslihan er
@aflawsome
Öğrenci
Yüksek Lisans
28 Kasım
5 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı

Neslihan er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·200 syf.·
2022 10. kitabı
Platon (Eflatun)
8.2/10 · 64,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Postmodern yaklaşımla Feyerabend'in Bilim Anarşizmi
9/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
“Herhangi bir şeyi bilebilir miyiz?” Epistemolojiyi oluşturan soru, bu sorudur. “Eğer bu mümkünse ne tür şeyleri bilebiliriz?” ve “ Bunları nasıl bilebiliriz?” Epistemolojinin temel sorularıdır. Peki gerçekten herhangi bir şeyi bilebilir miyiz? Bu sorunun cevabı oldukça açıktır. Elbette bir şeyleri bilebiliriz. Alan Musgrave bir şey bilemeyeceğimizi düşünmenin çok saçma olduğunu düşünür. Bir çita kadar hızlı koşamayız ama ondan daha hızlı gidebileceğimiz arabalar yaparız. Bir kuş gibi uçamayız ama ondan daha hızlı uçabileceğimiz uçaklar yaparız. Bir hayvanın kürkü gibi bizi soğuktan koruyacak bir kürkümüz yok belki ama bunun için gerekli ve yeterli malzemeler üretiriz. Dünyaya geldiğimizde doğaya karşı oldukça savunmasızızdır. Fakat bizi diğer hayvanlardan ayıran şey bilme yetimizdir, bilgiyi işleyebiliyor oluşumuzdur. Bilgi gücümüzdür. Felsefe tarihinden günümüze kadar ki süreçte sonraki sorulara cevap aranmıştır. Doğru bilginin mümkün olmayacağını savunan skeptikler ve bilginin mümkün olduğunu savunan dogmacılar arasında devam eden bu tartışma soruları ve cevapları, bilgiyi ve bilimi günümüzdeki haline kavuşturmuştur. Nihayetinde, elbette bir şeyleri bilebiliriz fakat nasıl bildiğimizle ilgili çizilen sınırların ne kadar doğru olduğuyla ilgili bir tartışma içerisindedir Feyerabend. İnsan yapısı gereği kozmos eğilimlidir. Bir düzen bulmaya çalışır. Bu düzen içerisinde kendisini ve evreni anlamlandırmayı amaçlar. İnsanın bu kozmos eğilimi, bilme isteği ne yazık ki tam manasıyla bir kuşkuculuğa sahip olmasına olanak tanımaz. Yine felsefe tarihine baktığımızda gerçek anlamda (Pyrrhon) kuşkucu filozof örneğine çok da rastlanmaz. Temeline baktığımızda da kendisiyle çelişen bir öğretidir. Fakat yine tarihe baktığımızda hiçbir kuşkucu, kendisiyle aynı fikirde olmadığı için
Bilim/Felsefe
Bilgi Üzerine Üç SöyleşiPaul Feyerabend · Metis Yayınevi · 200535 okunma
Sağduyu Bilim ve Kuşkuculuk
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Yüzyıllardır süregelen hakikat sorununun günümüze kadar olan süreçte geçirdiği evrimlerin ve incelememizde de bolca kullandığımız üzere ödenen bedellerin neler olduğunu gördük. Bugün baktığımız yerden de bu savaşın bitmediğini ve doğru bilginin mümkünlüğü hakkında açıkça bir şey söyleyemediğimizi görüyoruz. Kolay da bitmeyecektir çünkü bilgi arayışının tamamlayıcısı kuşkudur. Her zaman ve her yerde (zamansal ve uzamsal)geçerli ve katiyen değişmeyecek olan bilgileri kabul etmemiz durumunda bilimin de hiçbir şey üretmediği sonucuna ulaşırız. Bu sonuç ise bilimi anlamsızlaştırır. Bilimsel gelişmeler mutlak bilginin olanaksızlığını her seferinde daha net göstermiştir. Karl Popper’ın yanlışlanabilirlik ilkesinin de doğrulamanın bir alternatifi olarak düşünmekte bir sakınca görmüyorum. Çünkü yanlışlamanın da aynı şekilde gerekçelendirilmesi gerektiği gibi yaptığı inanç ayrımı da tatmin edici değildir. Popper’ın düşüncesinin bilimde kullanılabileceği bir dönemde ortaya atılmış olması bizleri bir çok şeyden mahrum bırakabilirdi. Onlarca doğrulayıcının bulunduğu bir kuramın tek bir yanlışlama ile çöpe atılması fikri bizleri bir adım öteye götüremezdi. Üstelik kuşkucunun belirttiği sonsuz geri gidiş yanlışlanabilirlik ilkesi için de geçerlidir. Kuramı yanlışlayan gerekçenin açıklanması, açıklanırken yapılan açıklamanın da yine açıklanması gerekmektedir. Mantık için hiçbir şeyin doğrulanmasının mümkün olmadığını gördük. Aynı nedenler yanlışlama içinde geçerlidir.Bir kuramın doğru olup olmadığının bilinemeyeceğini savunan Popper, kuramların ancak biçimsel açıdan sınanabileceğini düşünüyordu. Biçimsel mantığa dayanılarak herhangi bir önermenin kesin olarak kanıtlanmasının ya da çürütülmesinin olanaklı olmadığını kabul ediyordu. Bu sorunu yöntemsel bir kararla ve inanç yardımıyla
Bilim/Felsefe
Sağduyu, Bilim ve Şüphecilik: Bilgi Kuramına Tarihsel Bir GirişAlan Musgrave · İthaki Yayınları · 201338 okunma