Aşkın nadir bulunan bir şey olduğu söylenir. Ben bundan çok emin değilim. Esas nadir bulunan, aşktan daha da çok arzuladığımız bir şeydir. Anlaşılmak. Eğer anlaşılmıyorsak, sevilmenin de bir anlamı kalmıyor. Böyle insanlar kendi zihinlerinde yarattıkları, sen olduğunu zannettikleri bir fikre âşık oluyorlar. Onlar aşka âşık.
Kendi âşık hallerine. Ama anlaşılmak. Yalnızca o da değil, anlaşılmak ve anlaşıldıktan sonra kabul edilmek. Mühim olan bu.
En umutsuz olduğumuz an, çoğu zaman gerçeği gördüğümüz andır.
Her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmamız gerekir. Çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzağa düşmüş gibi hissetmemiz gerekir. Kendimizle güpegündüz, ferah bir ortamda yüzleşemeyiz. Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerek.