Kitap gayet akıcı bir dil ile yazılmış. Okurken sizi bunaltan ve ya sıkan bir anlatım söz konusu değil. Kitabın içerisindeki ana karakter ne kadar kadın olarak yansıtılsada, kitabı okurken içerisinde her insanın kendi ilişki geçmişinden kadın ve ya erkek karakterlerin bakış açısından birer sahne bulabilmesi mümkün görünüyor. Bu da okurken sizi kitabın içerisine hapsedebiliyor.
...
...
...
Spoiler içerir!
...
...
...
Kitap içerisinde düşünce ve konuşmalar adı altında üç farklı karakter görüyoruz. Kitabın ana kahramanı diyebileceğimiz isimsiz kadın, aşk adı altında saplantı denebilecek boyutta bağlandığı eski erkek arkadaş ve isimsiz kadının kendi benliğini bulduktan sonra arkadaş ortamında zamana yayarak tanıdığı yeni erkek arkadaş.
Kitabın temelinde kadın karakterin ayrılık korkusu ile erkek arkadaşına saplantı düzeyinde aşk olarak adlandırdığı oluşumları görüyoruz. Bir süre sonra erkek arkadaşı ile görüşmesinden sonra iç dünyasına çocukluğuna iniyoruz. En son kısımda da baba ve annesinin resmiyle 21 günlük(toplam 42) yüzleşme sonucu ile ilişkisinde ki iki temel problemi kabullenişini görüyoruz.
Baba yarası - terk edilme korkusu
Anne yarası - memnun etme zorunluluğu
Devamında erkek arkadaşının resmiyle de 21 günlük yüzleşmenin sonucunda kabullenme ve kendine güven durumu oluyor. 63 gün geçmişken erkek arkadaşının görüşme isteğini olumlu karşılıyor. Ve kendinden emin, kafasında ve kalbinde her şeyi bitirmiş olarak buluşmaya gidiyor. Erkek karakterimiz aynı bildiğimiz tavır ile kızı karşılayınca kadın karakterimiz net tavrını ortaya koyup olay mahallinden gönlü rahat ayrılıyor.
Burada bir süre erkeğin gözünden kitabı okuyoruz. En büyük yanılgısı ne yaparsa yapsın kadının hep geri geleceğini düşünmesi oluyor. Daha sonra pişmanlık yerini alıyor. İkinci bir