AGK

"Söz veriyorum, uslu duracağım, bir daha hiç kavga etmeyeceğim, küfretmeyeceğim, kıç bile demeyeceğim. Tek istediğim hep senin yanında kalmak.."
Sayfa 174
Reklam
Kimi insanların ölmesi ne kolaydı. Lanet bir trenin gelmesi yetiyordu. Benimse gökyüzüne gitmem ne kadar zordu. Gitmeyeyim diye herkes bacaklarıma yapışmıştı.
Sayfa 171
Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
"Yapma ama bazen benim de hayal kurmaya hakkım var." "İyi de hayalinde bana yer vermedin ki." Keyifle gülümsedi. "Ben bütün hayallerimde sana yer veriyorum, Portuga."
Sayfa 158
Eksik olan bir şey vardı. Yeniden eksisi gibi olmamı, belki de insanların iyi olduğuna inanmamı sağlayabilecek önemli bir şeydi bu eksik olan.