Videolar

Agnes büyürken ona -neredeyse hiç dokunan olmuyor. Hep bunun yokluğunu hissederek büyüyor: elinin üstünde, saçlarında, omzunda bir el, koluna değen parmaklar. İyiliğin, duygudaşlığın insanca ifade edilişi. Üvey annesi yanına bile yaklaşmıyor. Kardeşleri pençe atıp tırmıklıyor ama aynı şey değil. Agnes büyürken insanların ellerini büyüleyici buluyor, o ellere dokunmak, kendi ellerinde hissetmek istiyor hep. Başparmakla işaretparmağı arasındaki o kası karşı konulmaz buluyor. Kuş gagası gibi açılıp kapanabilen, tutuşun bütün kuvvetini, kavrayışın bütün gücünü barındıran bir yer. İnsanın nelere kadir olduğu, nereye kadar gidebileceği, özü, oradan anlaşılabiliyor. Yapıp ettikleri, kendilerine kattıkları, elde etmek istedikleri her şey orada. Biri hakkında bilmek istediği her şeyi yalnızca orayı sıkarak öğrenebileceğini fark ediyor Agnes.
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Puan vermedi·224 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 12:55
O kadar sıkıldım ki... Üzgünüm Anne Bronte ve sevgili Agnes... Evet kitap bir klasik evet kitap bir dönem kitabı, döneme ait sınıf farklılıklarını, dönemin içindeki yaşam tarzlarını ve mürebbiyelik kavramını oldukça etkili biçimde gözler önüne seriyor. Fakat o kadar durağan ki, nerden nereye vardı deseniz bir cevabı olmayan bir hikaye. Adeta bir günlük okuyorsunuz ve takdir edersiniz ki sıradan bir mürebbiyenin hoyrat öğrencilerine rağmen sakin ve mütevazı hayatı bir noktadan sonra çok da ilginizi canlı tutamıyor. Yazarın tercihi mi çevirmenin tercihi mi bilmiyorum ama cümleler o kadar uzun ki sonuna gelene kadar anlatılanı unutuyorsun. Ayrıca basımdan kaynaklı yazım hataları da sık sık karşınıza çıkıyor. İşin özü okuduğuma sevindiğim bir kitap olmadı diyebilirim. Yazarın ve kardeşlerinin hayatı, Uğultulu Tepeler'i okuduktan sonra ilgimi çekmişti. Bu yüzden diğer Brontë kardeşleri de okumak amacıyla aldım kitabı. Ve bu hedefimi gerçekleştirmekten başka ne yazık ki bir katkısı olmadı bana...
Agnes GreyAnne Brontë · Can Yayınları · 2024128 okunma
Reklam
Çoğu kez yoksullara acırız öteki dünyaya uğurladık-ları akrabalarının matemini tutmaya vakit ayıramadıkları, en ağır acılarını çekerken bir taraftan bir sürü iş yapmak zorunda oldukları için; oysa hareketli bir koşuşturma en derin kedere karşı en iyi ilaç, umutsuzluk karşısında en etkili tedavi değil midir? Sert bir avutucudur belki.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Ölümün gerçekte böyle hissettirdiğine inanıyorum
Tanrı onu yanına istedi, diyor rahip bir gün ayinden sonra, Agnes’ın elini tutarak. Agnes hırlayacak gibi, adamı vurmamak için kendini zor tutarak hırsla rahibe dönüyor. Ben de yanımda istiyordum, demek istiyor, tanrı sırasını bekleseydi. 
Sayfa 231·Kitabı okudu
Şimdiden zihinsel kabiliyetlerimin gerilediğini, kalbimin soğuduğunu, ruhumun çekildiğini hissedebiliyordum ve ahlaki görülerimin de köreleceğinden, doğru ile yanlışı ayırt etmekte başarısız hâle geleceğimden ve tüm iyi özelliklerimin ufalarak en sonunda böylesi bir hayatın kötü niyetli etkileri altında kaybolacağından korkarak titriyordum. Dünyanın nefret dolu dumanı etrafımı sarıyor, içimdeki cenneti kuşatıyorlardı.
Sayfa 114·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam