"Gene de tam değil belki. Yani buradaki yaşamınız tam değildir belki. Belki duyduğunuz erince karşın, bazı eksiklikler vardır. Günlerinizin sessizce, hatta sevinçle akıp gitmesini engellemeyen, gene de kendini duyuran eksiklikler..."
"Belki."
"Omuz silkip geçiştiremeyeceğiniz eksiklikler."
"Daha doğrusu o insanları yargılamaktan hoşlanmaz. İnsanları yargılamak Tanrının işider, der; o da bağışlayıcıdır. Tanri bağışladıktan sonra bizlere söz düşmez. Böyle düşünür kaynım. Hem o, insanları didiklemekten daha önemli işlerle uğraşır. Öyle bir yaşam düzenlemiştir ki, kötülük uzaklarda yankılanan bir gök gürültüsüdür sanki; işine kendini kaptırdığını duymaz bile "
Sıkıntı... Evet, işte şimdiden sıkılmaya baslamıştı. Bine kadar sayıncaya değin kalkmak yok, dedi içinden. Bu sayı sayma işini son zamanlarda keşfetmişti. Sayılara boyun eğebiliyordu.