Kitabı okuyalı biraz oldu ama dün sevdiğim kısımları tekrar okuduktan sonra inceleme yazmak istedim.
Aslında kitabı yarım bırakmaya yakındım ama hem arkadaşımın önerisiyle okuduğum için hem konusunu ilginç bulduğumdan devam ettim ve iyi ki de etmişim.
Çoğu romantik komedilerin aksine bu kitap çiftin kavuşmasıyla bitmiyor. Onun yerine nişanlı bir çifti okuyoruz. Aralarına biraz mesafe girmiş durumda ve kitapta aralarını düzeltme çabalarını, birbirlerine yeniden aşık oluşlarını okuyoruz.
Kitabın ilk yarısı pek hoşuma gitmedi çünkü neredeyse hiç konuşma veya yan karakterlerle etkileşim yoktu ve dolayısıyla çok gıcık olduğum Naomi karakterinin beyninin içinde hapsolmuş durumdaydım. Bir de mesela biri soru sorduğunda cevabını iki sayfa sonra falan alıyoruz. Buna çok sinir olmuşum. Naomi'ye gıcık olma sebebim ise Nicholas'a karşı çok kaba davranmasıydı. Çocuk bariz bir şekilde aralarını düzeltmeye çalışıyordu ama Naomi her şeyi kötüye yorumlayıp duruyordu.
Neyse ki ikinci yarıda kitap daha akıcı bir hal alıyor ve Naomi yumuşamaya başlıyor. Nicholas ile ikisi çok komik ve tatlılardı. Okurken sırıtıp duruyordum. Özellikle son bölümlerde birbirlerine söyledikleri sözlere kalbim gitti. Bi yandan gülümsüyordum bi yandan da ağlamak istiyordum. Bir de tanışma hikayelerine bayıldımm. İyi ki ona da yer verilmiş.
Toparlamak gerekirse, genel olarak bu kitabı beğendim ve kesinlikle öneririm. Sadece ilk bölümleri geçmeniz gerekiyor. Kitabı bitirdikten sonra aklınızdan çıkaramayacaksınız. <33
“What the fuck do you want for dinner?”
“I fucking want pizza!” I holler. I’ve wanted some since the son of a bitch got it delivered.
“Fine! I’ve got a fucking coupon for Benigno’s, anyway!”
“Great! I fucking love Benigno’s!”