Hangi hakikat olursa olsun, ne denli yikici olursa olsun katlanilabilir, yeter ki her seyin yerini tutsun, yerini aldigi umut kadar yasamsalligi gozden kacirmasin.
Olume dogru kosmuyoruz, dogum felaketinden kaciyoruz; onu unutmaya calisan felaketzadeler olarak cirpinip duruyoruz. Olum korkusu, bizim ilk animiza kadar giden bir korkunun gelecege yansitilmasindan baska bir sey degildir.
Saat sabahin ucu. Su saniyeyi duyumsuyorum, sonra da oburunu, her dakikanin hesabini tutuyorum. Butun bunlar nicin? -Cunku dogdum. Dogumun sorgulanmasi, ozel bir uykusuzluktan kaynaklanir.