"Bunu öğren, kafana iyice sok kızım." dedi Nana. "Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma, Meryem."
.
.
Sanırım kitabın en can alıcı ve özeti mahiyetindeydi bu cümleler. Benim için hiç unutamayacağım kitaplardan biri yine. Belki de unutamayacağım iki yaşam. Afganistan'da yaşanan sık rejim değişiklikleriyle, savaşın ortasında kalmış olan bir ülke.. O savaşın içinde yaşam mücadelesi veren iki kadın.. Okurken çoğu zaman kitaba devam edemeyeceğimi düşündüm. Psikolojik açıdan beni çok zorladı diyebilirim. Benim okurken zorlandığım , bırakmamak için direndiğim bu kitaptaki yaşamı dünyanın mutlaka herhangi bir yerinde hâlâ yaşayan insanların olduğu düşüncesi canımı acıttı. Hâlâ birçok kadının çaresizce kaderlerine boyun eğen bir yaşam sürdükleri düşüncesi.. Yazar bu çaresizliği öyle gerçekçi anlatmış ki okurken birçok kez göz yaşlarım kendiliğinden geldi.