Zaten İbn Arabî, onu fıkıhta zâhiri mezhebine mensup olarak takdim eden yaygın kanaatin aksine, her hangi bir itikadî ya da fıkhî mezhebe taklit bağıyla bağlı değildir. O -kelimenin en muhkem mânâsında- tamamen müstakil olarak, bir muhakkik ve müctehid sıfatıyla görüş bildirir.