*
Son cemre toprağa düşeli iki ay olmuş, canerikleri çoktan iri ve yeşil birer şuh kadın gözleri gibi büyücek olup, yüksek daluçlarında epeyce terleyip bizi kuşbakışı lirikçil izlemeğe durmuşken; biz hala cemreye ve bahara aşık bir şiir lisanı geliştirip ona cemreviye dizeler yazamıyorsak, işte bu hâl, güneşin bitmek bilmeğen o bulut hapsinden hep...
Pervazlardan sardunyaları kucağıma derip odaya aldım, soğuğa direngen petunyaları biteviye, kaktüsleri, şefkatimi abartıp Datça lavantalarını geçen yazdan kurumuş, altın çiceklerini Knidos'un...
Yaktım sobayı sonra , üstüne bir kap su iliştirip.
Ahker parladı, göz kırptı derinden.
Birden kahve suyunun pıt- pıt eden o sesi,
kedi kalbi gibi.
Isındım.
* DaDa