Bihruz, kendi kafasında uydurduğu "büyük ve asil aşk acısı" efsanesine öyle körü körüne inanmıştır ki, Periveş'in sandığı gibi aristokrat bir hanımefendi olmadığını ve ölmediğini öğrendiğinde yaşadığı şey derin bir aşk acısı değil; tamamen rezil olma korkusu, hayal kırıklığı ve gururunun yerle bir olması düşüncesidir.