Ahmet profil resmi
Ahmet kapak resmi
'İnsan hayatı denen bu yolculukta benim bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta insanlara çok acırım.'
'Evet, yalnızca bir gezgin, yeryüzünde bir yolcuyum ben! Ya sizler daha önemli şeylerle mi meşgulsünüz?'
Öğrenci
Erkek
340 okur puanı
17 Tem 2017 tarihinde katıldı.
'İnsan hayatı denen bu yolculukta benim bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta insanlara çok acırım.'
'Evet, yalnızca bir gezgin, yeryüzünde bir yolcuyum ben! Ya sizler daha önemli şeylerle mi meşgulsünüz?'
Öğrenci
Erkek
340 okur puanı
17 Tem 2017 tarihinde katıldı.
  • Sabitlenmiş gönderi
    228 syf.
    ·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
    ! Bu inceleme Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin tamamına yapılmıştır !
    İnternette bilimkurgu kitap önerileri aradığınız zaman beş listenin yedisinde görebileceğiniz bir seri: Otostopçunun Galaksi Rehberi.
    Ben de bu seriyi iki kez okumuş biri olarak 'Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni neden okumalısınız?' sorusunu yanıtlayacağım.
    Çünkü Galaksimi keşfetmemi sağladı. İçimdeki Evreni. Kısaca kendimi.
    Hepimizin içinde bir Ford Prefect vardır. İçten içe size keşfetmeyi, maceraya atılmayı öğütleyen birisi. Onu bulun ve dediğini yapın. Gerekirse ardınızda Yerküre'yı bırakmanız gerekse bile. Ford Prefect, galaksiyi keşfederken aslında kendinizi keşfetmenizi sağlayacaktır. Gerçekte kim olduğunuzu, neyi sevip neyden nefret ettiğinizi, ilgi alanınızın ne olduğunu... Ve bunun için yapmanız gereken iki şey var:
    1- Ford Prefect'i bul.
    2- Ne diyorsa yap.
    Bu basit gibi görülebilir, ama neden onca insan neyi sevdiğini, aslında kim olduğunu bilmiyor ve 'hangi mesleği seçmeliyim' tarzı sorularla boğuşup cevaplarını internete soruyor. İçlerindeki Ford Prefect'i bulamadıklarından mı? Hayır. Ki zaten böyle bir ihtimal söz konusu bile olamaz çünkü siz Ford Prefect'i bulmamış olsanız dahi o sizi bulacaktır merak etmeyin. Asıl sorun çoğu kişinin Ford Prefect'in sunduğu maceraya atılacak kadar cesur olmamasında. Bir şeylere sahip olmaya çalışırken şu anda sahip olduğu şeyleri kaybetmek istememesinde. Bu mantıklı bir bakış açısı gibi görülebilir, ama kim bütün hayatını evinde oturup çay içerek geçirebilir ki? Eğer gerçekten bir şeyleri başarmak istiyorsak, sahip olduklarımızdan fedakârlık edebilmeliyiz.
    Ford Prefect ile maceraya çıkarken yanınıza almanız gereken üç şey var:
    1- Havlunuz.
    Havlu bir otostopçu için vazgeçilmez bir eşyadır. Gerektiğinde otostop çekerken sallarsınız, gerektiğinde zehirli gazlardan korunmak için yüzünüzü örtersiniz, gerektiğinde ise yalnızca elinizi silersiniz. Bazıları havlularına yararlı modifikasyonlar yaparken ben de Ford gibi sadelikten yanayım. Sonuçta havlu havludur ilk yardım çantası değil.
    2- Otostopçunun Galaksi Rehberi.
    Tabi ki bu maceraya öyle paldır küldür dalmayacağız, elimizin altında her zaman bir rehber olacak ve edindiğimiz bilgileri de bu rehbere ekleyeceğiz. Ziyaret ettiğimiz yere geri dönerken veya bir kez daha ziyaret ederken bu bilgiler hayatımızı kurtarabilir. Veya karnımızı doyurabilir.
    3- Cesaretiniz.
    Sonsuz bir evrende çok fazla bir tehlikeyle karşılaşacağınızı düşünmeyebilirsiniz (sonuçta birim başına tehlike = tehlike/sonsuz = ~0) ama yine de siz yanınıza alın. Arada lazım olabilir.
    Ve bunların dışında en önemlisi ASLA PANİĞE KAPILMAYIN.
    Bol maceralı ve otostoplu Yerküre günleri dilerim :)
  • %31 (76/250)
  • %40 (148/372)
  • - Doğruluk böyle bir şey olacak. Şu var ki, bu doğruluk insanın dış eylemlerine değil, iç eylemlerine uyuyor. Bize insanın kendini, oluşundaki ilkeleri veriyor. Doğru insanda her bölümün kendi işini göreceğini, içindeki üç ilkenin birbirinin sınırını aşmayacağını anlatıyor bize. Doğru adamın içinde bir düzen kuruluyor. Bu adam kendi kendini yönetiyor, yola sokuyor. Kendi kendinin dostu oluyor. Tıpkı müzikteki alçak, yüksek, orta ve bütün ara tonlar gibi. İçindeki üç yanı birbirine bağlıyor; çokken, bir tek oluyor; tam bir ölçüye ve uyuma varıyor. Ondan sonra artık ne işe girişirse girişsin, ister zengin olmaya çalışsın, ister bedenini geliştirmeye, ister devlet işlerini görmeye, ister insanlarla alışveriş etmeye; her yaptığında doğru ve güzel diyeceği şey içinde böyle bir düzeni gerçekleştirmek olacak. Bunu yapmasını bilmeyi bilgelik sayacak. Tersine, bu durumun bozulmasına, bu düzeni kurmayı bilmeye de eğrilik diyecek.
    Platon
    Sayfa 145
  • - Peki, ya alışveriş işleri? Çarşıdaki pazarlıklar; işçilerle anlaşmalar; sövüp saymalar; çatışmalar; yargıca başvurmalar; mahkeme işleri, pazarlarda, limanlarda alınacak ve verilecek vergiler; çarşıda, sokakta, limanda, gemilerin demir atmasında, daha türlü türlü işlerde tutulan yollar? Bütün bunları kanunlarla mı düzenleyeceğiz?
    - Yok, dedi, dürüst insanlara bunları kanunlarla yaptırmaya lüzum yok. Yapılacak şeyi kendiliklerinden bulurlar.
    - Evet, dostum, yukarıda söylediğimiz kanunlara saygıları varsa!
    - Yoksa bir sürü kanunlar yapıp bunları değiştirmekle ömür geçirirler, sonunda en iyisini bulacağız diye.
    - Bunlarınki, dedim, ölçüsüzlükleri yüzünden, kötü bir yaşama yolundan ayrılmayan hastaların durumuna benzer.
    - Öyle.
    - Ne de güzel yaşar bu hastalar! Boyuna hekime gider, ilaçlar alır, hastalıklarını büsbütün azdırmaktan başka bir iş yapmazlar. Gene de yeni bir ilaçla kurtulacaklarını umarlar.
    - Evet, bu çeşit hastaların budur başına gelen.
    - Peki ama, bunların tuhaf tarafları şu değil mi? Onlara şu doğru sözü söyleyeni en büyük düşmanları sayarlar: Sarhoş olmaktan, göbek şişirmekten, kadınlarla düşüp kalkmaktan, yan gelip yatmaktan vazgeçmedikçe size ne ilaç kâr eder, ne dağlama, ne kesip biçme, ne büyü ne de muska!
    Platon
    Sayfa 122
  • - Şüphesiz, sevgili Adeimantos dedim; bütün bu kurallar o kadar önemli değil, bunların hepsini küçümseyebiliriz, yeter ki koruyucular, asıl büyük kuralı, tek başına her şeye yeten kuralı göz önünde bulundursunlar.
    - Nedir o kural?
    - Eğitim ve öğretim, dedim; yurttaşlarımızın kafası iyi bir eğitimle aydınlanmışsa, bütün bu meseleleri de çözerler kolayca, konuşmadığımız daha başkalarını da; örneğin, kadın, evlenme, çocuk gibi meselelerini: Hani atasözünün “Dostlar arasında ortak” dediği şeyleri.
    Platon
    Sayfa 120
  • - İki şey var ki, iş gören insanı işe yaramaz hale getirir. Bunlar üzerinde duralım.
    - Nedir bu iki şey?
    - Zenginlik ve yoksulluk.
    Platon
    Sayfa 117
  • - Demin, gerekli bazı yalanlardan söz etmiştik. Böyle güzel bir yalan bulup, hem önderleri hem de yurttaşlan buna inandırabilir miyiz dersin?
    - Nasıl bir yalan?
    - Yeni bulunmuş bir şey değil, bir Fenike masalı; şairlerin dediklerine göre birçok yerlerde olmuş bir şey, ama bizde olmamış, belki de hiç olmayacağı için inandırılmısı güç. İnsan çok usta olmalı.
    - Ne olduğunu söylemekten çekiniyorsun sanki, söylesene!
    - Söylersem, çekinmekte haklı olduğumu anlarsın.
    - Haydi çekinme, söyle.
    - Peki söyleyeyim. Nasıl bir cüretle ve ne kelimelerle konuşacağım bilmem, ama önce önderleri ve yardımcıları, sonra da bütün şehri şuna inandırmaya çalışacağım; kısaca diyeceğim ki: “Biz sizi bazı ilkelere göre yetiştirdik ya, bunlar bir çeşit rüyaydı. Gerçekte siz, silahlarınız, bütün eşyalarınızla birlikte yerin altında yetiştiniz, yoğruldunuz. Toprak, bir ana gibi, iyice büyüttükten sonra yeryüzüne çıkarttı sizi. Üstünde yaşadığımız bu toprak sizleri büyüten, emziren ananızdır. Ona saldıran olursa korumak boynunuzun borcudur. Yurttaşlarınız da aynı toprağın çocukları ve sizin kardeşlerinizdir.”
    - Doğrusu boşuna çekinmemişsin bu yalana başvunuken!
    -Evet! Evet ama sonunu dinle: “Bu toplumun birer parçası olan sizler, diyeceğim, birbirinizin kardeşisiniz. Ama, sizi yaratan Tanrı, aranızdan önder olarak yarattıklarının mayasına altın katmıştır. Onlar bunun için baş tacı olurlar. Yardımcı olarak yarattıklarının mayasına gümüş, çiftçiler ve öbür işçilerin mayasına da demir ve tunç katmıştır. Aramızda bir hamur birliği olduğuna göre sizden doğan çocuklar da herhalde size benzeyeceklerdir. Ama arada bir altından gümüş, gümüşten de altın doğduğu olabilir. Bunun için Tanrı, her şeyden önce önderlere, doğan çocuklara iyi bekçilik etmelerini, içlerine bu madenlerden hangilerinin katılmış olduğunu dikkatle araştırmalarını buyurmuştur. Kendi çocukları tunçla ya da demirle katışık doğmuşlarsa hiç acımayıp, hamurlarına uygun işlere koyacak onları; çiftçi ya da işçi yapacak. Çiftçi ve işçi çocukları arasından mayaları altın ve gümüşle karışık doğanlar olursa, onları gözetecek, kimini önderliğe kimini bekçiliğe yükseltecek; çünkü mayasında demir ya da tunç katışık olanların önderlik edeceği gün şehrin yok olacağını Tanrı buyurmuştur.”
    Platon
    Sayfa 110
  • - Şehirde, yalnız küçük insanların, işçilerin değil, aydın, yetkin olmakla övünen kimselerin bile hekimleri, yargıçları aramaları, o şehirde, eğitimin bozuk olduğuna en açık bir kanıt değil midir? İnsanın doğruyla eğriyi kendi kendine ayıramayıp, hakeme, yargıca başvurması, adaleti başkalarından beklemesi çirkin bir şey değil midir?
    - Çok çirkin bir şeydir.
    - Bundan daha çirkini de şu değil mi: İnsan, ömrü boyunca mahkemelerde davacı ya da davalı olmakla kalmayıp, güzellikten anlamadığı için, haksızlık etmekte ustayım, her çeşit dolaba aklım erer, cezadan kurtulmak için dolambaçlı yollara başvurup bir yılan gibi işin içinden sıyrılmasını bilirim, diye böbürlenir; güzel bulur bunu. Hem de bütün bunları, ufacık, değersiz şeyler için yapar. Bu adam, yaşayışını uykudan başı öne düşen bir yargıca muhtaç olmadan düzenlemenin ne kadar daha güzel, daha iyi olduğunu bilmez.
    - Evet, bu daha çirkin.
    Platon
    Sayfa 98
'İnsan hayatı denen bu yolculukta benim bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta insanlara çok acırım.'
'Evet, yalnızca bir gezgin, yeryüzünde bir yolcuyum ben! Ya sizler daha önemli şeylerle mi meşgulsünüz?'
Öğrenci
Erkek
340 okur puanı
17 Tem 2017 tarihinde katıldı.
2020
31/35
89%
31 kitap
6,9bin sayfa
2 inceleme
258 alıntı
26 günde 1 kitap okumalı.

Şu anda okudukları 3 kitap

  • En İyi Matematik ve Mantık Bilmeceleri
  • Yaratılan Dünya
  • Devlet

Okuduğu kitaplar 152 kitap

  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
  • Küçük Prens
  • Kozmik Kuklalar
  • Sokaktan Gelen Sesler
  • Uzay Piyangosu
  • Vulcan'ın Çekici
  • Gökteki Göz
  • Hayatın Değeri Uzun Yaşanmasında Değil İyi Yaşanmasındadır
  • Sen Beni Aşağılayabilirsin Ama Ben Aşağılanmam
  • Artemis

Okuyacağı kitaplar 35 kitap

  • Beş Şehir
  • Innsmouth'un Üzerindeki Gölge
  • Deliliğin Dağlarında
  • Yöntem Üzerine Konuşma
  • Sokrates'in Savunması
  • Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine
  • Başkalarının Ne Düşündüğünden Sana Ne
  • Otostopçunun Galaksi Rehberi - Radyo Tiyatrosu
  • Leibowitz İçin Bir İlahi
  • Profesör Stewart'ın Matematiksel Tuhaflıklar Dolabı

Kütüphanesindekiler 129 kitap

  • Zamanı Durdurmanın Yolları
  • Beş Şehir
  • Sokrates'in Savunması
  • Devlet
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
  • En İyi Matematik ve Mantık Bilmeceleri
  • Küçük Prens
  • Yaratılan Dünya
  • Kozmik Kuklalar
  • Sen Beni Aşağılayabilirsin Ama Ben Aşağılanmam

Beğendiği kitaplar 81 kitap

  • Kozmik Kuklalar
  • En İyi Matematik ve Mantık Bilmeceleri
  • Zamanı Durdurmanın Yolları
  • Gökteki Göz
  • Vulcan'ın Çekici
  • Ermiş
  • Marslı
  • Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Gün Olur Asra Bedel
  • Graziella