İnançlı birine bak: Bir yerde bir kılıç saklar ve kuşkularını ya da gülümsemeni cezalandırmaya vesile arar. Büyük ruhlar gibi salaklar da dinginliğimizi bozmaya, küçümsememizi ayaklar allına almaya, sessizliğimizi aşağılamaya çabalar; bizi kendilerini ta kip etmeye davet eder, sonra da buna mecbur kılarlar, başarısız kaldıklarında ise bizi ortadan kaldırırlar. Zorbalar ve sürüler yalnızlığımızı öldürecekleri anı coşkuyla bekler. Onlar kendi sorunlarını çözmüş, soru işaretlerini yenmiştir. "İdeal", tarihin bugüne dek yaratmadığı acımasızlıkta bir işkence aracıdır; o olmadan tarih nefes alamaz; onunla birlikte bizim soluk alışımız kesilir. Bahtsızlık, bir "fikrin" desteği olmadan kimsenin kendi gündelik ekmeğini yiyememesinden, bir mit parçalandığında yiyeceğin hiç tadının kalmamasından kaynaklanır. Yüksek ve dolaysız yalan ihtiyacı ruhun ve toplumun her tabakasından yayılır. Bu yalanların kendi polisi bile vardır: bağışlanmazlar; devletleri de vardır: kimseyi esirgemezler. Ödleklerin insanlığı ile kuşkucuların hoşgörüsü olmasa başkasıyla temaslarımızda en ufak cazibe kalmazdı.