Siz bir güneş ışığı , bir çiğ tanesi , bir kuş cıvıltısısınız . Bense ne insana ne hayvana benzeyen , sert ayaklar altında çiğnenmiş ve çakıl taşından daha şekilsiz korkunç bir yaratığım .
Bu anaç yapıda en çok sevdiği şey , ruhuna can veren ve mahzeninde çaresizce kapalı tuttuğu kanatlarını açmasını sağlayan , bazen onu mutlu kılan çanlardı .
Köye ölüm haberini bildiren kağıtlar gelip de iki üç evde birden çığlıklar , ağıtlar yükseldi mi insanın kanı tutuşur , gözlerini kan bürür , yüreği kan ağlardı .