3.cildin sonunda 2016 yılında filminin de çıktığı yazıyor. Filmi de izledikten sonra birkaç minik cümle yazmak istedim. Rosalie Blum hepimizin içindeki bir matruşka bebek gibi. 2. Ciltte yeğeni Aude devreye giriyor ve 3. Ciltte olaylar çözülüyor. Bu hikayede benim en çok sevdiğim şey Rosalie'nin her şeye rağmen kendine dimdik rafine bir hayat kurması ve yeğenli teyzeli olarak Vincent'ciğimize önyargısız tatlış tatlış yanaşmaları oldu. O kırmızı çerçeveli gözlüklerin ardındaki bakış açısını sevdim. İçimdeki küçük rosalie'nin yanağına bir öpücük kondurdum
Yazarı Post Öykü dergisi vesilesi ile tanımış oldum. Bu eseri de gerçekten fantastikle gerçekliğin iç içe geçtiği beyin yakan bir kitaptı. Özellikle son iki öykü çok güzeldi fakat okuması zor bir eser. İnce olmasına rağmen, belki de benim okuduğum dönemle ilgili, çok zor ilerlettim ve zorlanarak bitirdim. Öykülerde yer alan gizem, kasıtlı olarak anlaşılmayı zorlaştırıyor gibi geldi. Çok değil, biraz daha açık bir dil kullanılsa veya zaman atlamaları bu kadar yumuşak değil de daha net biçimde verilse daha keyifli bir okuma olurdu. Çok ilerleyen yıllarda tekrar okumayı denerim. Diğer eserlerini okuyacağımı zannetmiyorum.
İçindeki her bir öykü hayatın içinden, çok gerçekçi ve çarpıcıydı. Kitabın dili çok etkileyici olmasa bile olay örgüleri, karakter işlenişi sağlamdı. Özellikle Gülseren'in öyküsü beni etkiledi.
İsmi değişik kitapları okumayı severim ve Ankara Ankara olan kitapları da. :)) 24 hikayeden oluşan bu kitabın tam 14 hikayesi tam puan aldı benden. Bazı hikayeleri hiç sevmedim ne yalan söyleyeyim. Ama yazarın sevdiğim o diğer hikayelerindeki kayıplar, kendini bulmaklar, kırgın kadınlar, kırgın çocuklar, anneanneler.. Sanırım en çok bir kadın yazarın, kadınların; "biz de yamuk yapabiliriz" (ya da ben öyle anladım), "hatasız kul olmaz", "Ben de varım anacım" minvalindeki eylemlerini samimiyetle, insanlıkla açık açık yazması hoşuma gitti. Bir eylül akşamına yakışacak sertlikte bitti ve gitti.
Çoooook uzun bir süre sonra beni hüngür şakır ağlatan kitap. Sanırım Ankara'da geçtiği için çok etkilendim. İçerisinden geçtiğim dönemle ilgili çok mesaj aldım. Kitabı nereden buldum, kim önerdi hatırlamıyorum ama iyi ki okumuşum. 10 puan
Spoiler
.
.
Roman içinde roman, Nergis K.'nın akıbetini bilemiyorum ama umarım hatice ve gül cemal mutlu olur. Ankara'ya aşığım, Ankara'ya bayılıyorum. En sevdiğim şehir Ankara. Bu kitap vesilesiyle Sinop'a da bi uğrayasım geldi.