Zikrin kalbe hâkim olması devamlı ibadetle elde edilir. İbadet zevki o zaman hâsıl olur. Böyle olunca arzu ve şehvet bağları kalpten kopar. Şehvet bağlarının kopması, günahlardan sakınmakla gerçekleşir. O halde günahlardan sakınmak, kalbin rahatlamasını sağlar; ibadetleri yerine getirmek de zikrin kalbe yerleşmesini... Bunların ikisi de saadet tohumu olan muhabbete vesiledir. Buna felah denir. Allah Teâla Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurmuştur:
"Temizlenen, Rabb'inin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir." (A'lâ 87/14-15)