"Sophie, ben her zaman seni düşünüyorum. Anlamıyor musun?" Sesi hüsranla teklerken bir adım daha yaklaştı. "Seni düşünmekten başka hiçbir şey yapamıyorum. Bütün zamanımı senin güvenliğinle ilgili, mutlu musun diye, iyileşiyor musun diye endişe duyarak geçiriyorum ve sen burada durmuş benden seni tekrar ateşe atmamı istiyorsun."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İşkence ve şiddetin etrafında büyüğüdüğünde, bunun üzerinde etkisi oluyor, Sophie. Ben acıları dindirmek istedim, onlara neden olmak değil. Bir çözüm olmak istedim, olabildiğim şekilde. Annem iyi yürekliydi. Sanırım ben de onun gibi olmak istedim," derken gülümsemesi buruk ve sesi alçaktı.
Kararlılıkla, "Güzel bir elbise. Ben de aynaya bakarken bir an çok etkilenir gibi oldum," dedim. Luca gülümsemeyi bıraktı. "Elbise değil," dedi. Sesini alçalttı ve birkaç santim daha yaklaştı. "Sen büyük beden kapüşonlu eşofman üstleri ve üstünde pelüş ayıcıklar olan polar pijamalar giydiğinde de güzelsin bence... ya da kalın çoraplar giyip kimsenin sana bakmadığını düşündüğünde, onları mermer zeminlerde kaymak için kullandığında da."
Dudaklarını büzerek, "Demek hala uğruna öldürecek kadar değerli gördüğün bazı şeyler var, Gianluca," dedi. Luca'nın cevabı tek sakin bir nefeste çıktı. "Sadece bir tane."