1000Kitap Logosu
Catherine Doyle
Catherine Doyle
Catherine Doyle

Catherine Doyle

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.2
314 Kişi
549
Okunma
6
Beğeni
1.189
Gösterim
Unvan
İrlanda Doğumlu Roman Yazarı
Doğum
Galway,İrlanda |, 1990
320 syf.
·
6 günde
·
1/10 puan
Berbat bir kitabın yorumuyla daha merhabalar... Sevenlerini incitmek istemiyorum, bu yüzden sözlerimin size olmadığını bilmelisiniz ama kitap o kadar saçmaydı ki benim gözümde, müsaadenizle biraz içimi dökeceğim. Genelde bir kitabı sevmediğimde yazara laf söylemek pek aklıma gelmez ama bu kitabı okurken yazara sövmemek için kendimi zor tuttum diyebilirim. Kitabımızın bana hissettirdiklerini ancak spoiler ile verebileceğimden, yorumu okumak isteyenler bunu göz önünde bulundursun. Serinin tamamlandığını, birinci kitabın yıllardır rafta durduğunu ve çoğunluğun kitabı sevdiğini görünce bir umut güzel bir seri mi buldum, diyerek okumaya başladım. Genel olarak bir hayli mantıksız, ergence ilerlese de ilk yüz sayfayı okurken 3/5 puanlık bir kitap olacak gibi hissettim. Ama bir yerlerde kurguyla ilgili işkillenmelerim başladı ve nihayetinde korktuklarım tek tek başıma geldi. Kitapla ilgili en büyük saçmalık, esas karakterin 16.5 yaşında, hayatının aşkının da 17 yaşında olması bana sorarsanız. Okurken ergen benmerkezciliğini dahi aşan bir kendini bilmezlik içinde karakterlerimiz. Öyle eminler ki her şeyden ve kendilerinden çoğu cümlede gözlerimi devirip durdum. Şimdi ben size bu iki genç aşığın, ergenin öyküsünü anlatayım. (Bu arada sözde bu kitap bir Romeo ve Juliet uyarlaması ama Shakespeare bunu duymamıştır inşallah, zavallı kemikleri sızlar.) Sophie, 16.5 yaşında, bir kasabada yaz tatilini geçirmekte olan esas kızımız. Anası, amcası ve en yakın arkadaşı dışında kimsesi yoktur çünkü babası yanlışlıkla bir adam öldürmüştür. (Adam büyük bir mafyanın lideri ve sözde Sophie'nin babasını bir uyuşturucu baronu sanıp öldürmek için karşısına çıkacaktır ama niye hazırlık yapsın ki, değil mi? Öylece dükkanına girip ölür.) Babası hapiste, annesi de çalıştığı için başıboş takılan kızımız babasının restoranında çalışıyor ve eve gidip geliyordur. Hayatı bundan ibarettir bile denilebilir. Bu arada kızımızın annesini, babasını ve amcasını çoook ama çok sevdiğini de söylemeden geçmeyelim, ileride bunu nasıl gösterdiğini göreceğiz. Kızımız bir gün evine dönerken epeydir boş olan bir malikaneye bir aile taşındığını fark eder ve saçma bir şekilde adamların bahçesine girip birini arabasının bagajına eşya yerleştirirken izlemeye başlar ve çok korkar. Çünkü? Aman boş verin, her şeyin sebebi olacak değil ya? Sonra adam dediği velet Nikolai adında 17 yaşında bir çocuk çıkar tabii ve oğlan bunu fark edince kıza bakar ve kızımız korkudan kaçmaya başlar. Oğlan da peşinden koşar çünkü? Neyse bu şekilde karanlıkta tanışmış olurlar ve kızımız onun çok kaslı, ayakkabısında demir tokalar olan çocuk olduğunu öğrenir ve bu kaçışıyla ilgili kendini tebrik eder. Sonra çocuğun çok yakışıklı, İtalyan bir ergenüs olduğunu öğreniriz. Bir o kadar yakışıklı abisi Luca (kitap boyunca bize adam 25 yaşında falan gibi yansıtılsa da taş çatlasa 21 yaşında olabilecek bir gençtir kendisi), onlar kadar olmasa da yakışıklı olan iki önemsiz kardeş ve bir de doğuştan engeli olduğu için yürüyemeyen ama Luca'ya çok benzediği için yakışıklı olup kızımızın da radarına giren sanatçı ruhlu Valentino. Önemli karakterlerimiz bunlar. Bu Felcone oğlanlar, ölen mafya liderinin mirasçısı olan oğullarıdır ve masum bir mafyalık işindedirler. Diğer mafyalar için adam öldürüp para kazanıyor, kendilerinde kötü saydıkları kişileri de öldürerek topluma hizmet ediyorlardır. Sadece kötüleri öldürürler ama eğer başka bir mafya isterse bu harika erdemi göz ardı edebilirler. Aynı zamanda intikam için de öldürebilirler ve durum gerektiriyorsa canının istediği herkesi öldürebilirler ama çok erdemli, şövalye ruhlu bir mafyadır kendileri. Babalarının intikamı ve yarım kalan uyuşturucu baronu katliamı için kızımızın kasabasına gelirler. Amaçları amcamız Jack'i öldürmektir. Tabii sırf bilgi toplamak için kızımızın çevresinde takılırlar ve çok zor da olsa onun katilin kızı olduğunu öğrenirler. Fakat bu arada birbirlerini sadece bir iki kez gören ve birbirleri hakkında hiçbir şey bilmeyen Sophie ve Nikolai "gerçek aşk"ın çemberine düşmüştür. Nic çok sevdiği bu kızı sürekli tehlikeye atıp yalanlar söylerken bad boy görünen ama özünde çok iyi olan gencimiz kızı korkutup bir yandan da gerçekleri öğrenmesini sağlayarak, sonra korktun mu diye sorup korktuğu için üzülerek peşinde dolanıyordur. Evet, dünyada kız kalmamıştır ve iki oğlumuz da babalarını yanlışlıkla öldüren masum adamın kızına aşıktır. Ah ne romantiiiiik. (Böööö) Masum kızımız da Luca ile saçma sapan flörtler edip hep Nic'e kızsa da Nic'in lüle lüle saçları ve inanılmaz İtalyan tavırları yüzünde âdeta büyülenmiştir ve ne zaman Nic ona ufacık bir temasta bulunsa minicik beyni akıp gitmektedir. Derken Felconeler Jack'i öldürmek için kızı kaçırıp bir yerde işkence etmeye ve bak gelmezsen yeğenini kıt kıt demeye karar verirler. Ama bir mafyaya, hele de böyle yetenekli bir mafyaya yakışmayacak saçma sapan şeyler yaşanır. Düşünün en küçük üyesi olan 17 yaşındaki Nic bile kaç adam öldürmüştür, keskin nişancı gibidir, dayak atmada zirveler falan filan ama elleri ve ayakları kabloyla bağlı kızımızın atladığı, zıpladığı, kendinin iki katı büyüklüğündeki bir katili bayılttığı gibi ilginç şeyler görürüz kitapta. Ve beyaz atlı prens Luca gelip kızımızı kurtarır. Cebine 50 dolar ve aile yadigarı çakısını koyup kızımıza kaç der ve bu esnada kaburgaları ve burnu kırılmış, yerden yere vurulmuş, çenesi beş saniyede çıkarılıp yerine takılmış kızımız amcamı kurtarmam gerek diyerek o parayla mafyanın kapışacağı yere gider. Oy yarabbi, beyin bedava videosu gözümde canlandı. Orada kızımızın çığlığını duymayan, tedbir falan umursamayan mafyamız pusuya düşürülür. Luca kızımızın anasını kurtarmak için vurulur, Nic meşhur amcayı vurur ve sonunda yaralı olduğunu hatırlayan kızımızı Nic ve kızın anası hastaneye götürür. Uyandığında Nic ona ağabeyi Luca'dan bir mektup ulaştırır ve eski sevgilisi ile ağabeyi arasında bir postacıdan hallice olduğunu fark eder, kaşlarını çatar ama gavatlık, mafyanın altın kurallarından biri olduğu için tabii ki umursamaz ve birinci kitap bu şekilde biter. Sırf merakımdan okuyan birine ikinci kitapta Luca ve Sophie mi birlikte diye sordum ve ilk kitaptaki nazik ve düşünceli Nic ile kaba ve agresif Luca'nın ruh değiştirdiğini, haliyle kızımızın yeni nazik kardeşe abayı yaktığını öğrendik. Hatta işi abartıp son kitapla ilgili birkaç şey okudum ve kızımızın bu harika mafya ailesine nakil olduğunu öğrendim. Ne desem az kalır bu kitaba. Çok okumak istiyorsanız benimkini alın da kitaplıkta yer açılsın. Resmen kağıt israfı. Tüm wattpad kitaplarını küçümsediğimi söyleyemem ama hani saçma sapan mafyalı kurgular var ya, bu onlardan biri işte. Yıldım. Tavsiye etmiyor, etmiyor, etmiyorum.
İntikam
7.6/10
· 251 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
13
H.
Cehennem'i inceledi.
376 syf.
·
6 günde
·
8/10 puan
İlk kitabın sonunda Sophie ve annesi çıkan çatışmadan kendini sağsalim kurtarmıştı. Yaşadığı olaylar yüzünden travma sonrası stres bozukluğu çeken Sophie'nin yanında en yakın arkadaşı Millie vardır. Hayatlarını düzene koymaya çalışırlarken Falcone ailesinin baş düşmanı olan Marinolar ortaya çıkar. Amcası Jack Marinolarla belli bir işbirliği yaparak Sophie'yi kendi saflarına katmaya çalışırlar. Ama Sophie Falcone ailesi sayesinde kendi ailesiyle ilgili çok önemli bir sırrı öğrenir. Bu sır onun dünyasını tamamen değiştiren niteliktedir. Bu kitapta bolca Luca ve Sophie sahnesi okudum ve bu beni öyle mutlu etti ki anlatamam. Luca'nın o sert görüntüsünün altında aslında bambaşka bir erkeğin yattığını yazar bize bu kitapta göstermiş oldu. Falcone ailesinin en küçük bireyi olan Nicoli ise bu kitapta düşüncelerinden dolayı gıcık kaptığım karakterdi. Onun yanında ailenin Consigliere'si olan Felice de sinir bozucu bulduğum bir tipti. Kitabı bence güzelleştiren ve anlamlı kılan benim için Luca oldu. Artık favori karakterlerim arasında kendisi. Kitabın sonundaki Luca ve Sophie'nin diyaloğu da ben heyecanlıydı. Gözlerimden kalpler çıktı resmeeen. Entrika ve aşk konulu seri okumak isteyenlere öneririm. Kitapla kalın.
Cehennem
8.6/10
· 152 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
H.
İntikam'ı inceledi.
320 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
Kitabın konusuna biraz değinmem gerekirse; Sophie Gracewell'in mahallesine 5 erkek kardeş taşınır. Bu 5 tekinsiz erkek ilw aslında bilmediği ortak bir noktası vardır ve sırlar sün geçtikçe bir bir açığa çıkar. Ben Nicoli karakterini sevsem de Luca benim için daha üst seviyede bir karakter oldu. Normalde böyle aşk kitapları sevmem ama sıfır beklentisiz başladığım için mi bilmiyorum kitap benim çok hoşuma gitti. Vıcık vıcık bir ana karakter yoktu hiç. Sophie ise birkaç yerde beni biraz sinirlendirse de onun dışında gayet olumlu bir karakterdi. Luca'ya gelirsek, ah Luca demek istiyorum! Ya ben böyle güzel, çekici bir karakter beklemiyordum. Sophie ile atışmaları çok hoşuma giden bir detaydı. Onun dışında seriye kesinlikle devam edeceğim. Bu sıcak havalarda acayip kafa dağıtmalık kitap arayanlara şiddetle tavsiye ediyorum. Çok beklentiye girmeden okununca keyif alınan bir kitap. Kitapla kalın.
İntikam
7.6/10
· 251 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7