• İçimde yarım bırakılan çocukluğum. Özgür ve bir o kadar da masum , yıldız kaydığında tutmak istediğim dileklerim , haykırmak istediğimde bağırabileceğim bir yerim. Dostum diyebileceğim arkadaşlarım. Kızım diyebilen bir babam , saçımı okşayabilen bir annem , hedeflerime ulaşabilmem için destek vermesi gereken bir Ailem...

    Züleyha AKSANGUR 🌸
  • Bu hayatta güvendiğim iki şey var. Biri ailem, diğeri de kedimin hisleri.
  • Şükür ki eski halime geri döndüm..
    Bazı şeyler gözümü gerçekten kör etmişti. Aşktan başka hiçbir şey görmüyodum. Aşk gözümü o kadar kör etmiş ki. Geçmişe dönüp bakıyorum da ne çok hatalar etmişim. Her şey film şeridi gibi gözümün önünden geçti bu son 1 saat.
    O kadar çocuklaşmışım ki. Kendimi kaybetmişim gerçekten. Delirmişim şarkılarda. Çıldırmışım. Çok saçmalamışım. Mantığımı aklımı kaybetmişim.
    Ve bu durumdan herkes rahatsız. En küçük kardeşimden tut dedeme kadar. Arkadaşlarım. Herkes. Değiştiğimi söylüyorlar. Bu kaç haftadır. Delirdin mi diyorlar. Çocuk gibisin diyorlar. Çıldırmışsın içiyorsun kafan güzel diyorlar. Bi ben kabul etmedim. Ama çok şükür bu gece ben de anladım. Aşkın gözü körmüş gerçekten. Hiçbir şey görememişim. Delirmişim şımarmışım çıldırmışım saçmalamışım.
    Gururumu yerler altına almam. Saçmalamam. Kalmayan yalanları söylemem. Kendimi çok gözden düşürmem. Düşünüyorum da benim gini ciddi bir kız nasıl bu hale geldi. Ama çok şükür ki artık bu saniyeden sonra her şeyin farkındayım. Bu kadar duygusallık yetti. Çünkü beni inanılmaz derecede yoruldum yıprandım yıpratıldım...
    Artık hiç gerek yok.
    Duygusallığı bir kenara bırakmanın vakti geldi.
    Artık eski beyza ya geri dönmenin vakti çoktan geldi geçiyor bile...
    Her şeyi geride bırakıcam. Ve kendime yeni bir sayfa açmaya karar verdim.
    Artık aşka yer yok...
    Çünkü aşk başa bela.
    Benim sorumluluklarım var. İlgilenmem gereken ailem var. İlgimi bekleyen arkadaşlarım var. Bir haftadır ertelediğim yakın arkadaş konuşmalarım var. Gideceğim gezeceğim yeni şeyler keşfedeceğim mekanlar var. Hayallerim var...
    Kariyer hedeflerim var. İnsnlara hizmet etmem gereken hayallerim var. İnsanlara nasıl daha iyi gelebilirim gibi düşüncelerim var...
    Mantığımı kullanmalıyım artık. İşlerime odaklanmalıyım. Hayatıma beni sevenlere değer verenlere kullanmayanlara odaklanmalıyım artık...
    Ruhum kalbim aklım....
    Sizi o kadar yordum ki..
    Kendimi o kadar çok özledim ki...
    O kadar yorgunum ki...
    Hep tek kişi olmaktan bir türlü birleşememekten o kadar yoruldum ki...
    Sevilmemek...
    O kadar acı bir durum ki..
    Kullanılmak aşağılanmak imansızlık ve dinsizlikle suçlanmak...
    Kalmayan küfürlere ağzıma almaya çekindiğim küfürlere hükümlere damgalara maruz kalmak...
    Çok acıdım kendime. Gerçekten de tam da dediğin gibi çok yüzsüzmüşüm...
    Sana aşık olmak benim için en büyük hatam...
    Umutlarımda hayallerimde rüyalarımda beklentilerimde aklımda kalbimde hayalimde hep sen olman...
    Aşkın gözü kör olsun...
    Çünki bana hiç ama hiç yaramadı...
    Gram karşılığını almadım. Bu saatten sonra da istemem artık karşılık falan.
    Ve hata hep bende ne yazık ki...
    Senin hiç suçun yok...
    Sen bir meleksin!!
    Bana gram yüz vermedin.
    Seni daralttım sıktım bunalttım belki yalanlarımla üzdüm ağlattım...
    Affet beni.
    Aşk bana gram yaramadı. Bundan sonra da istemem aşk meşk...
    İstemem ki artık..
    Ben eskilerimi yalnızlığımı seviyorum...
    Yalnızlığıma tekrar yeniden aşık olucam...
    Unutucam seni!
    Hoşçakal!...
  • "Ben kendi kendimin yuvasıydım hep." dedim burnumu çekerken. Gözlerindeki o ifade yumuşadı. Bir eliyle omzumu tutup destek olur gibi gülümsedi. "Ama ailem hep sendin Doruk."
    N. G. Kabal
    Sayfa 37 - Ephesus Yayınları
  • "... Timur’un derdi bir kale zapt etmekten ziyade, padişah efendimize karşı duyduğu kini kusmak, istilâ emellerini Anadolu’nun içlerinde dindirmektir. Bu Timur kana
    usamıştır ulu beyim, doymadan şuncağıza gidici değildir.”

    Malkoç Mustafa Bey, genç arkadaşını kucakladı:

    “Sağ ol yiğit Burhaneddin, içimdeki tereddüt lâvını söndürdün. Hadi atlan, Allah yardımcımız olsun. Aileni merak etme, gendi ailem gibidir, tasan olmasın.”

    “Şu anda tek tasam, baskının başarıya ulaşmasından ibarettir beyim.”
  • Pırıl pırıl, soğuk bir nisan günüydü; saatler on üçü
    vuruyordu. Dondurucu rüzgârdan korunmak için çenesini göğsüne gömmüş olan Winston Smith, bir toz burgacının da kendisiyle birlikte içeri dalmasını önleyecek
    kadar hızlı olmasa da, Zafer Konutları'nın cam kapılarından çabucak içeri süzüldü.

    Eveet herşey böyle başlamıştı ..

    1984 - 2018 🆓

    Peki başlıyorum ⏸️ başladık . Aslında yılları basitçe yazmam da bir başkaldırı sanırsam amaan saygın adamlar görmesin !?

    Olay Winston Smith isimli distopik bir karakterle basliyorr. Bu Smith sen , ben ,o , doktor , mühendis , herkes aslında günümüze transfer edersek...
    George Orwell in muhtesem ötesi romanı ...
    Kitabı yazarken başı beladaydi zaten.Tuberkuloz hastalığıyla savaşıyor bir sene önce karısını kaybetmiş , sonra hastanede olduğu sırada tekrar evlenmiş . Birsuru olaylar olmuş .bence kitabı okumadan önce yazarın ruhsal ve fiziksel durumu önemli çünkü yazarın hastalığı karakterimiz Winston' da kendini gösteriyor ..kitabın ismi kitabın yazıldığı yılın son iki rakamının yer deyistirmesiyle oluşuyor .


    3cu dünya savaşı hemen sonrası :
    Dünya üç büyük dev ' in yönetiminde
    -Okyanusya
    -Avrasya
    -Dogu Asya

    Bunlarda totaliter sistem hüküm sürmekte . Diyer ülkelerde bu devlerin sömürüsü altında haliyle ..
    Olaylar Okyanusya da geçiyor :
    Parti üyeleri ve proleterler vardır :. Ve proleterler % 85 'lik bir çoğunluk gösteriyor .yani halkı ima ediyor ))


    Kitap karalama kampanyasınin kurbanı da olmuş .okuyunca açıkça Sovyetler birliğinin olağan tehlikelerinden bahsediliyor ...


    Mesela benim ailem yabancı ve sosyalist sistemde büyümüş ve onu savunan insanlar .önceden anlayamiyodum kitabı okuyunca tüm taşlar yerine oturdu .çünkü ailem dis parti uyeleriydi ve tüm o kurallar sanki Dna' larina işlemiş ve aksini düşünmüyorlar . Teşekkürler Orwell


    "Assimilate " what's that mean ?
    - bir şeyi benimsemek ...
    "Ubiquitous"
    - her zaman , her yerde
    Soo what's " ubiquitous assimilation" ?
    Her zaman , her yerde herşeyi özümsemek ...
    Ok , perfect ..
    Hayallerinizi baskasi veriyorsa
    ... herhangi bir şeyi nasıl Hayal Hayal edebilirsiniz ?
    Geçen sene " 1984 " kimler okudu ?!

    DOUBLE THİNK



    Doğru olmadığını bildiğiniz halde...
    ...Yalanlara kasten inanmak...
    Günlük hayatımızdan örnekler:
    Ha Okey mutlu olmak için güzel olmam lazım.
    -güzel olmak için estetik yaptırmam lazım.
    Zayıf olmam,... Ünlü olmam... şık olmam lazım.
    Delikanlılar... Günümüzde , ..size kadınların orospu oldukları söyleniyor .
    Sürtük oldukları , onlari becermeniz,dovmeniz , aşağılama iz,onlardan utanmaniz söyleniyor .
    Kadınlar bir pazarlama kurbanı .!


    her gün 24 saat boyunca ...her dakika ...bazı Güçler ölene dek bizi aptallaştırmak için sürekli çalışacak.

    Bu yüzden kendimizi savunmak ve Bu saçmalığı beynimize sokma girişimleri ile mücadele etmek için hayal gücümüzü canlandıracak, vicdanımızı ve inanç sistemimizi geliştirecek tarzda okumayı öğrenmeliyiz ...️
    Haydi gençler

    HEPİMİZİN BU YETENEKLERİ İHTİYACI VAR ?! SAVUNMAK İÇİN ,KORUMAK İÇİN - 🆓 AKLIMIZI

    Çift düşünün kurbanı olursak mahvoluruz !

    DOUBLE THİNK
    "... Hem bilmek hem de bilmemek, bir yandan ustaca uydurulmuş yalanlar söylerken bir yandan da tüm gerçeğin ayırdında olmak, çeliştiklerini bilerek ve her ikisine de inanarak
    birbirini çürüten iki görüşü aynı anda savunmak, mantığa karşı mantığı kullanmak, ahlaka sahip çıktığını söylerken ahlakı
    yadsımak, hem demokrasinin olanaksızlığına hem de Parti'nindemokrasinin koruyucusu olduğuna inanmak; unutulması gerekeni unutmak, gerekli olur olmaz yeniden anımsamak, sonra
    birden yeniden unutuvermek; en önemlisi de, aynı işlemi işlemin kendisine de uygulamak..."
    Evet işte çift düşünün yaptığı bu ..

    Aslında Bence bunun bu kadar Büyük Birader'den nefret etmesinin nedeni ; Tüm bu işlerin içinde olması ve (o gerçek Bakanlığı'nda çalışıyordu) tüm Times gazetesi de yazılanların tam tersine yeni söylemde ingsos (yani İngiliz sosyalizmi demek aslında )bunu değiştirmesi ve tüm bunların bilincinde olması, kafasını kurcalayan ve partiye karşı çıkmasını sağlayan nedenlerden bir tanesiydi. Bir dönem sonra farklı sokaklara gidiyor ,İngiltere'de geçiyor olay orada bir eskiciden bir defter gibi bir şey alıyo. o deftere yazılar yazmaya başlıyor başta Tele ekrandan (yani onlar Tele ekran diyorlar, buradan onları izliyorlar)uzak bir yere gidiyor ve bir şeyler yazmaya başlıyor. Yazdıkça bundan düşünce suçu duyuyor ve başta çekiniyor yazmaya . Ondan sonra birden Sanki içimde birikmiş gibi her şeyi kağıda dökmeye başlıyor - tüm kafasını karıştıran şeyleri.

    Ve aşk macerası ekleniyor kitaba ...

    Sonra bir insan düşünce polis tarafından yakalanıyor ve çeşitli işkenceler görmeye başlıyor, bir süre sonra Aslında
    bize ne yapsalar da zihnimizi ele geçiremezler diyordu Julia :ama zihnini bile ele geçiriyorlar ve herseyi yaptığı , yapmadığı ( goya en başından beri Goldensteinin ajanı)şeyleri itiraf ediyorum.Parti üyeleri bununla dalga geçmeye başlıyor. Ve en son Julia yi da ele veriyor .

    kitabın en etkileyici kısmı da en en sonunda kendi düşüncesine karşı çıkıp ,büyük birader sevmesiydi bence .Ama kitapta böyle bir şey yazılmış daha önce giriş kısmında iki artı iki eşittir beş yazılmış orada diyorlar ki bu yazım hatası olmuş 5 Aslında orasını 5 yazınca bir insanın tamamiyle Parti üyelerine teslim olduğunu biz anlarız .Bu da kitapla çelişkili bir durum oluşturuyor. Bana kalırsa Ve çoğu kişi aslında böyle düşünüyor; Orada
    2+2 =



    benim incelemem bu şekildeydi kitabı bitirince ben gerçekten de ağladım ve Winston ve Julia karşılaşmasında ,o artık "sana ihanet ettim" ve Julia'nin arkasindan gitmesi onu nasıl boş geliyorsa ,bu benim canımı çok acıttı ve çok üzdu ...

    Kaynaklar ; The Decathment : Barış Özcan YouTube