Sömürge insanlan yeniden bütünleşirken, bizler, gericiler ve liberaller, sömürgeciler ve "metropol sakinleri", çözülüyoruz. Öfke ve korku çoktan çırılçıplak kaldı: Başkent Cezayir'deki "zulüm" sırasında çınlçıplak ortaya çıktı. Peki ya vahşiler nerede? Barbarlık nerede? Hiç eksik yok, tamtamlar
bile var: Otomobil kornaları "Cezayir Fransızdır!" diye ritim tutarken, Avrupalılar Müslümanlan diri diri yakıyor.
Böylece sömürge insanı, her anı işgal eden tüm tuhaflıklara sığınarak kendi saplantısı içinde derin arzularını gömer. Dans ederler: Bu onları meşgul eder; kaslarının acı ve ren gerginligini gevşetir, üstelik dans çogu zaman farkında olmadıkları şeyleri gizlice dile getirir: dillendirmeye cesaret edemedikleri...