aisu

''Bugün karşı karşıya olduğumuz çevre yıkımının başta gelen nedenleri ne biyolojiktir ne de tek tek bireylerin tercihlerinin bir sonucudur. Bu nedenler, toplumsal ve tarihseldir. Sorunun kökleri üretim ilişkilerinde, teknolojik zorunluluklarda ve egemen toplumsal sistemlerin ayırıcı özelliği olan ve tarihsel olarak koşullanmış demografik eğilimlerdedir. Öyleyse, çevre krizine çare bulmak için ortaya atılan önerilerin çoğunda görmezden gelinen ya da önemsiz görülen şey, çevrenin kötüleşmesinin sadece küçük teknolojik temelllerini kurcalamak değil, onun daha büyük toplumsal temellerini dönüştürme gerekliliğidir.'' John Bellamy Foster
Phoenix Yayınevi
Felsefe-Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''Eskiden bir özne vardı, bugün özne yok. Eskiden özne belki yabancılaşmış bir özneydi ama bir egemenliği, bir özerkliği vardı. Oysa postmodern birey veya şu anki güncel birey, artık böyle bir egemenlik, bir özerklikle tanımlanamaz. O artık tamamen bir bilgi dolaşımının içinde hapsolmuş durumda''.
Phoenix Yayınevi
Felsefe-Düşünce
İnsana varoluşsal anlamı hatırlatılmazsa hiçbir sorumluluğu omuzlayamaz. Kapitalizm anlamı saptırmış, sonra da unutturmuştur. Tek boyutlu insan'ı uyandırmak zorundayız! İnsanın Varoluşsal değerinin yok edilmesi, Doğa'nın değerinin yok edilmesidir. İnsan kendi değerini yitirdikçe hem kendisi hem de Doğa yitmektedir. Böyle olmak zorunda değil. Akıl, bilim, insanın ne'liği, belirsizlik, şüphe, evrensellik, yerellik, farklılık,ortaklık, doğa, emek, sosyallik, özgürlük... Her birinin içeriği basmakalıp ifadelerle değil, ''yeni bir görme biçimiyle'' yeniden ele alınıp zenginleştirilebilir. Bulunduğumuz koşullar, mücadele çağrısını her zamankinden daha hayati kılıyor.
Phoenix Yayınevi
Felsefe-Düşünce
Düşünce köreliyor, normal, anlık yaşamın diktatörlüğü dili baskılayıp yoksullaştırdı. Diğer körelen yetiyse hayal kurmak. Hayal insan zihninin merkezî önemdeki yeteneklerinden biridir; bilim, sanat, felsefe, yaratıcılık, ütopya, eleştiri vs. onunla ateşlenir. Ancak artık kurmuyoruz, hazırları tüketiyoruz. Beyin öyle yoğunlukta ileti sağanağına tutuluyor ki, imgelem kaotik sekanslardan öteye geçemiyor ve hayal gücü yetisindeki boşluk çerçöple doluyor.
Phoenix Yayınevi
Felsefe-Düşünce