Hesaplaşma -Caroline Peckham &Susanne Valenti
9/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:14
Solaria için mavi kraliyet demektir. Benim içinse mavi sen demek. Bir sürü kişi seni istememem gerektiğini söyleyecek. Ama sırf benim olman için tüm dünyayı yakıp kül etmeye hazırım. Spoiler içerir!!! Zodyak akademi serisinin üçüncü kitabında akademide birinci sınıflar için cehennem haftası başlamıştı. Bu cehennem haftasında üst sınıflar istedikleri her zorbalama olayını birinci sınıflar üzerinde rahatlıkla yapabiliyorlar. Bu haftayı Vega ikizlerinin atlatmasının yolu ise dört element sınavından geçtikten sonra hesaplaşmadan da sağ salim geçmeleriydi. Kitap o kadar güzel akıcı bir şekilde okudum ki bayıldım. Darcy ve Orion'un arasında bir şeyler yaşanıyor ve aralarındaki bağ daha da güçleniyor. Tory'nin ise Darius ile olan düşmandan aşka duyguları okurken çok fazla hissettim. Birbirlerinden nefret etmeleri ama bir yandan da birbirlerine çekilmeleri iyiydi. Caleb ise bu kitapta favori karakterlerimden biri oldu. Tory'ye olan sadakati ve onu koruması güzeldi. Ama bir yerden sonra yine varislere uyarak aptalca hareketlerde bulundu. O sahneleri okurken hem Caleb'a hem de Darius'a çok sinir oldum.Seth ve Max'i hala daha sevemedim. Kızların varislerin aptalca sözlerine rağmen gittikçe güçlenmelerini çok sevdim. Özellikle her sınavda birbirlerinin yanında olmaları ve o sınavlarda yaptıkları hamleleri okumak hoşuma gitti. Kitabın sonu yine öyle bir yerde bitti ki, heyecanla dördüncü kitabı bekliyorum. Lionel ve Stella en sevmediğim karakterler arasında yerini aldı. Büyük ihtimalle kızların ailesine de zarar veren kişilerin bu ikisi çıkacağını düşünüyorum. Bir insanın çocuklarını güç uğruna bu kadar kolay gözden çıkarması berbat bir olay. Yaşanan bir olaydan dolayı kızların zümresinin ne olduğunu öğreniyoruz. Dördüncü kitapta kızlar daha da güçlenerek intikam alacaklarını
1000Kitap
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2026111 okunma
Ebru Asya / Sessiz Taşıyıcılar
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Uzun yıllardır engelli sorunları başta olmak üzere toplumsal konularda kaleme almış olduğum yazılarımla yerel gazete ile haber sitelerinde köşe yazarlığı yapmaktayım. Yazmış olduğum yazıları aynı zamanda edebiyat sitelerinde de paylaşırım. Yıllarca engelsiz bir Türkiye ve engelsiz bir Malatya yaratılabilmesi amacıyla birlikte omuz omuza mücadele ettiğimiz can dostum Yücel Doğanşahin’in, 3 Mayıs 2021 tarihinde vefat ederek aramızdan ayrılmıştı. Onun hatırasını yaşatmak adına Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı kitabı çıkarmıştım. Çıkardığım kitabın geliriyle iki okulun kütüphanesine destekte bulunmuş ve bu konuyla ilgili de “Her kitaplık bir hapishane kapatır.” başlıklı bir yazı yazmıştım. Kaleme almış olduğum yazım 9 Ocak 2023 tarihinde hem Edebiyat Defterinde hem de başka bir edebiyat sitesinde “Günün Yazısı” olarak seçilmişti. Aynı gün şiir başlığında ise “Rıh” adlı şiiri ile “Günün Şiiri” olarak seçilen Ebru Asya olmuştu. Onunla tanışmamız tesadüfen gelişen bu olay nedeniyle olmuştu. Güne gelen yazımı görüp okuduğunda etkilenmiş ve kütüphane projesine destek vermek amacıyla yorum yazarak benimle iletişime geçmişti. Onun adını ilk kez bu sayede duymuş oldum. Benim yazım ile onun şiiri aynı gün seçilmeseydi yollarımız muhtemelen hiç kesişmeyecekti. Okullarda oluşturacağım kütüphane için yolladığı kitaplardan sonra da 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız depremin ardından herhangi bir sorun yaşayıp yaşamadığımızı merak ederek aramış, bir şeye ihtiyacımız olup olmadığını sorarak kötü günlerin dostu olduğunu da göstermiş olmuştu. O günden bugüne kadar da bayram, yeni yıl gibi özel günlerde iletişimde bulunan Ebru Asya, vefanın en güzel örneğini göstermeye devam etti. Ayrıca, can dostum Yücel Doğanşahin’in anısına çıkarmış olduğum Can’ım Tenimden Ayrıldı kitabı için de güzel
Kitap Alıntısı
Sessiz TaşıyıcılarEbru Asya · Mythos Kitap · 20263 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Daha önce birçok -modern gün/romantik&fantastik- Türk yazar okumuş biri olarak diyorum ki, bu açık ara en iyisiydi. Bir yandan kendi kitabını yazmaya çalışan ve çok araştıran biri olarak söyleyebilirim ki üzerine çok düşünülmüş ve emek harcanmış bir kitap. NYC Times bestseller fantastik kitaplarıyla çok rahat bir şekilde kıyaslanabılecek kalitede bir hikaye. Acilen ingilizceye çevrilip Avrupa ve Amerika'da da basılmalı; bizi harika bir şekilde temsil edeceğine eminim. Okuduğum kitapları degerlendirirken şu konular üzerinden değerlendirmeye çalışıyorum: 1-Yazımı Her şey çok dengeliydi. Cümleler çok akıcıydı. İç monologlar, betimlemeler, diyaloglar çok iyi dengelenmişti. Gereksiz tekrar ya da ağırlık yoktu. Fantastik bir roman için ideal bir yazımı vardı. 2-Karakterler Karakterlerin bu kadar iyi düşünülmüş ve derin olması beni çok memnun etti. En dikkat ettiğim şeylerden biri karakter derinliği, kendimle bağdaştırabileceğim karakterler olması. Ana karakter Elbis, okuduğum en eğlenceli, en güldüren, zihninde olmaktan en keyif aldığım karakter olabilir. Azel, yaralı Azel Bülbül'üm. O kadar sevdim ki seni. Lenora ve Viktor ayrı güzellikteki karakterler. Kitana ise gizemli ve inanılmaz tatlı tilkimiz. Tüm karakterler eksiksiz bir şekilde ete kemige bürünebilecek karakterlerdi. 3-Tempo Tempo çok iyiydi. Gereksiz bir sahne/bölüm yoktu. Her olay başka bir şeye hizmet edebiliyordu. Hiç sıkmadı ve elimden bıraksam bile geri dönmek için can atıp durdum. 4-Hikaye Hikaye Elbis'in etrafinda dönüyor. Hayatı isteğinin tersine çok sıkıcı. Geçmişini bilmiyor, bir anda kendini garip bir yerde buluyor ve yeni dünyayı keşfederken bir gizemi de çözmeye çalışıyor. Beni çok tatmin etti. Ters köşelerin geldiğini göremeden çarpıverdi. Normalde kolay tahmin ederim ters köşeleri ama burada
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202612 okunma
6/10
·456 syf.··
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 14:55
Merhabalar #reverseharem türünü oldukça seven bir okur olarak, yabancı #booktok tarafında ve bizim #bookstagram larda da inanılmaz sevilen (kitabın eksiklerine rağmen genel olarak nasıl bu kadar sevildiği ve övüldüğü kısmı konusunda cidden akıl tutulması yaşıyorum.Yanlış anlaşılmasın herkesin okuma penceresi farklı tabi ama bariz olan bir şeyler varken bu kadar övülmesi bana açıkçası garip geliyor.) ve benim de uzun zamandır merak ettiğim Herakles'in Kanı yorumuyla geldim. Kitabın konusu kısaca; Alexis, evlatlık büyüyen ve çocukluğu boyunca birçok travma yaşayan, kekemeliği ve kırılganlığı yüzünden dışlanan genç bir kız. Bir gün, kendisi gibi evlatlık olan kardeşi Charli ile hayatlarını daha iyi şartlara taşımak için girdiği sınavda kanının Spartalı olduğu ortaya çıkıyor ve tüm hayatı bir anda değişiyor. Güçlü savaşçılarla dolu bir akademiye kabul edilen Alexis, burada hem geçmişinin sırlarıyla hem de kendi gücüyle yüzleşmek zorunda kalırken olaylar gelişmeye başlıyor. Öncelikle kitapta sevdiğim tek şeyin Alexis ve yılanı Nyx'in ilişkisi olduğunu söyleyebilirim. Aralarındaki o alaycı diyaloglar gerçekten hissediliyordu ve kitap boyunca bana keyif veren nadir detaylardan biriydi. Dostluklarını okumak güzeldi. Evren tarafinda ise kitap; Yunan mitolojisi, tanrilar, Sparta halkı, Olimposlular ve yeraltı halkı gibi oldukça ilgi çekici detaylara sahip. Olimposluların güçleri daha yalın ve tanrısal bir tarafta ilerlerken, yeraltı halkının güçleri daha karanlık ve ölümcül bir yapıdaydı. Bunun yanında Titanlarla süregelen savaş da evrene ayrı bir potansiyel katıyordu. Açıkçası konu ve karakter altyapısı bana oldukça güçlü geldi. Ama ne yazık ki benim için sorunlar da tam burada başladı. Yazardan ilk okuma deneyimimdi ve maalesef kaleminden hiç hoşlanmadım. Alexis'i o kadar
1000Kitap
Herakles’in KanıJasmine Mas · Juno Kitap · 2025144 okunma
Puan vermedi
Bugün masamda; öyle alelade bir tarih kitabı değil, zihnimi adeta tersyüz eden "Niçin Tarih?" var. Bu kitabın bana kattığı en büyük değer ne biliyor musunuz? Geçmişi kuru, ruhsuz bir kronolojiden ibaret görmeyi bıraktım. Bugünü inşa eden o derin felsefi zemini fark ettim. Kitap bana tarihin sadece "ne olduğuyla" değil; o arkadaki mutfakla, yani "nasıl ve niçin yazıldığıyla" ilgilenen muazzam bir perspektif kazandırdı. Donald Bloxam, bildiğimiz o sığ ve didaktik kalıpları tamamen yıkmış. Mesela sayfaları çevirirken öyle anlar oldu ki, kendimi antik çağın babası Herodot’un hemen yanı başında, sonra birden Orta Çağ’ın o dinsel tefsirlerinin arasında buldum. Oradan hop 20. yüzyılın çok katmanlı kültür tarihine zıpladık. Düşünsenize, yüzyıllar değişiyor, yöntemler ve felsefeler kökten sarsılıyor ama insanoğlunun o geçmişle bağ kurma, onu gerekçelendirme çabası hiç değişmiyor. İşte o kopmaz bağı tarihsel örneklerle öyle canlı görüyorsunuz ki içiniz ürperiyor. Benim için "Niçin Tarih?", akademi dünyasının o soğuk koridorlarına sıkışıp kalmış bir metin asla değil. Tam aksine; tarihle, felsefeyle ve insanlığın o bitmek bilmeyen hafıza oluşturma çabasıyla dertlenen herkese hitap ediyor. Geçmişin tozlu sayfalarında kaybolalım diye değil; o sayfalardan bugüne, tam da şu an yaşadığımız ana güçlü bir fener tutalım diye yazılmış. Bugünü gerçekten anlamlandırmak istiyorsak, bu esere kitaplıkta mutlaka yer açmalıyız. Hani sonuç olarak bu kitabı kimler okusun derseniz; tarihe sadece ezberlenecek kuru rakamlar gözüyle bakmayan, o tozlu sayfaların arkasındaki felsefeyi merak eden herkes okusun derim. Özellikle bugünün karmaşasını geçmişin o kopmaz bağlarıyla çözmek isteyenler bu eseri mutlaka kitaplığına dahil etmeli.
Niçin Tarih ?Donald Bloxham · Yeditepe Yayınevi · 20260 okunma
Devamını merakla bekliyorum.
9/10
·600 syf.··
2026 177. kitabı
Zodyak Akademi serisinin üçüncü kitabı olan Hesaplaşma, benim için önceki kitapların yakaladığı çizgiyi koruyan güçlü bir devam kitabı oldu. Aslında söyleyecek çok fazla yeni şey yok çünkü serinin en güçlü tarafları burada da aynı şekilde korunmuş. Merak duygusu sürekli canlı tutuluyor ve arka planda dönen büyük oyunun parçaları yavaş yavaş yerine oturmaya başlıyor. Gizemlerin çözülme hızı oldukça kontrollü ilerliyor ama buna rağmen kitap hiçbir zaman sıkıcı hissettirmiyor. Tam tersine, su gibi akıp gidiyor. Bu kitapta özellikle bazı bölümleri soluksuz okudum. Uzun süredir merak ettiğim bazı soruların cevaplarını almak oldukça tatmin ediciydi. Aynı zamanda karakterler de artık daha net oturmaya başladı. İlk kitaplarda daha çok rollerini tanımaya çalışırken, burada kişilikleri belirginleşiyor ve karakterlere dair daha sağlam bir perspektif oluşuyor. Serinin bence en büyük başarısı hâlâ aynı noktada yatıyor: Kendini sürekli okutmayı başarıyor. Sayfalar akıyor, merak hissi hiç kaybolmuyor ve bir sonraki bölüme geçme isteği sürekli canlı kalıyor. Kitapla ilgili tek olumsuz notum fiziksel baskı tarafında oldu. Önceki kitaplarda karşılaşmadığım şekilde yan boyamalarda silinmeler başladı. Hikâyeyle ilgili olmasa da koleksiyon baskılarını seven biri olarak dikkatimi çekti. Sonuç olarak Hesaplaşma, serinin önceki kitaplarını sevenler için beklentiyi karşılayan, karakterleri biraz daha derinleştiren ve gizemlerin perdesini aralamaya devam eden oldukça sürükleyici bir devam kitabıydı. Bazı bölümlerini gerçekten elimden bırakamadım.
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2026111 okunma