Puan vermedi·416 syf.·
2026 24. kitabı
Yazar bu kitapla sanki okuru ile dertleşiyor, itiraf ve itiraz ediyor. Yakın tarihimizin güncel olaylarını (covid,filistin-israil savaşı,küresel şirketler …) değerlendirirken ana akım (yazarın kendi; Naomi Klien) ve komplo teorisi üreten karşılığı ( doppelganger; Naomi Wolf) arasındaki görüş farklılıklarını ve medya ve toplumdaki yansımalarını da okuyoruz. Bu zor karşılaştırmayı son derece samimi ve objektif olarak yazdığını da kabul etmeliyim.
Doppelganger – Ayna Dünyaya YolculukNaomi Klein · Yapı Kredi Yayınları · 202427 okunma
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:24
Kitap Adı: Akim Sevgilim Yazar: Füruzan Sayfa Sayısı: 136 Tür: Öykü Değerli Okur, bir kitap yorumuyla geldim: Kitap üç öyküden oluşuyor. İlk öykünün adı da kitaba ismini veren Akim Sevgilim. Yerel kütüphanede görünce, adına kapılıp okumak istedim. Açıkçası, eski zamanların o destansı, unutulmaz sevgilerine dair bir hikâye bekliyordum. Ancak beklentim bu yönde karşılanmadı. Yazar, kalıcı ve derin duygular yerine daha çok geçici, kırılgan ve yıpratıcı ilişkileri ele almış. Bu da bende küçük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Aslında kitaplarla ilgili ön yargıyla yaklaşmayı pek sevmem. Özellikle daha önce okumadığım yazarların eserlerine şans vermeye çalışırım. Bu yüzden kitabı yarım bırakmadan sonuna kadar okudum. Diğer iki öykü ise Sesi Olmayan Türkü ve Varoşlar. Sesi Olmayan Türkü, farklı yöntemlerle el değiştiren toprakların hikâyesini ve o topraklara sahip çıkmaya çalışan insanların mücadelesini anlatıyor. Toprağın yalnızca bir mülk değil, aynı zamanda emek, aidiyet ve yaşam olduğunu hissettiren bir öykü. Varoşlar ise kent yaşamının görünmeyen yüzüne ışık tutuyor. Yoksulluğun, tutunma çabasının ve hayata rağmen ayakta kalmaya çalışan insanların hikâyesi anlatılıyor. Füruzan'ın toplumun kenarında kalmış insanları anlatmadaki başarısı dikkat çekici. Kalemi zaman zaman insanı rahatsız edecek kadar gerçekçi. Belki de bu yüzden okurken kendimi huzursuz hissettim. Ancak sanırım yazarın vermek istediği duygu da tam olarak buydu; okuru rahatlatmak değil, düşündürmek ve sarsmak. Bu kadar spoiler yeter. Şimdi kitaptan birkaç alıntı paylaşayım: "Ben kırkıma girmeden ölüme alıştım neredeyse." "Siz gençler vatanımızı kurtarın." "Çiçeklerden, güneşten, geceden, limonluktaki kokulardan oluşan bir rüya." "Hep önemli ve önemsenen başka insanlara göstermek için mi yaşanır her
1000Kitap
Akim SevgilimFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023493 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanlığın ve Tüm Callahan'ın Yerleri şerefine
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:22
Callahan'ın Yeri, dertleşmek isteyene alan açan sıradan bir bardır. Piyanist Eddie'nin densiz sorgulamalara beyzbol sopasıyla müdahale etmesini saymazsak, yahut Pyotr'ın alkolü fazla kaçıranları evlerine bırakıp, geceyi orada geçirdikten sonra kahvaltıyı hazırlayıp ortadan kaybolmasını da. Bu barda her içki yarım senttir ve kadehler şömineye hunharca fırlatılıp kırılır. Çeşitli ritüeller etrafında kendine has bir kültür oluşturmuştur burası. En kötü espri bile burada kabul hatta teşvik edilir; çünkü bar müdavimi olan doktora rağmen mizah en iyi ilaçtır. Ama en önemlisi, burayı arayarak bulmak imkansızdır, bar ihtiyacı olanı kendine çeker; anlayışa, hoşgörüye, yardıma veya şefkate ihtiyacı olanları. Üstelik burayı bulabilmeniz için sadece sekiz ay ömrünüzün kalmış olması veya ailenizin ölümünün sorumluluğunu taşıyor olmanız gerekmez. Gezegeni yok etmek için yola çıkmış ancak bu karardan pişman olmuş bir uzaylı da olabilirsiniz, alkolik bir vampir, bir zaman yolcusu, hatta vantrilok bir köpek bile olabilirsiniz. Burada bunlara kimse şaşırmaz ve samimiyetinizin karşılığını alırsınız, çünkü bu bar mucizelerin gerçek olduğu bir yerdir. Yine de burada sorunlar sihirle çözülmez. Çoğu zaman çözüm, birinin hikayesini gerçekten dinlemekle başlar. Ve sadece hatalarının bedelini ödemeye razı olanlar bu ailenin müdavimi olabilirler. Hippi hareketinin filizlendiği 1973'te ilk Callahan öyküsünün bir dergide yayımlanmasının ardından okuyucunun büyük teveccühü ile karşılaşan Spider Robinson, yirmi yıl boyunca Callahan evrenini ve bu barın gerçek hayattaki müdavimlerini genişletmeye devam eder. Yazar, istilacı uzaylıların ve tehditkar teknolojilerin egemen olduğu ana akım bilimkurguya karşı bu dışlanmışlarla iki kadeh tokuşturup dertleşerek tüm klişeleri çökertmiştir. Hikayelerdeki
Callahan GünlükleriSpider Robinson · İthaki Yayınları · 202379 okunma
8/10
·284 syf.··
2026 8. kitabı
·
736 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:16
Stoacı Felsefeyi anlamak için çok değerli bir eser felsefe ile ilgileniyorsanız bir yerde bir stoacılık sözüne rastlarsınız. Ve bunun Stoa isimli bir felsefeciden gelmediğini ve çok düşünürlü bir akım olduğunu farkettiğinizde size yol gösterecek bir kitap. Tabii tüm ABD yazarları gibi pragmatist yaklaşım ön planda : “Ne işime yarayacak?” Yaşam felsefesi açısından bakarak bugün ki yaşam koşullarına antik stoacılığı uyarlıyor. Bu zorlama girişim stoacılığı daha iyi anlamayı sağlıyor. Meraklısına
Güzel Yaşam KılavuzuWilliam Braxton Irvine · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022919 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
2026 14. kitabı
Kendimi aldatılmış hissettim. Bir kitap, kendi gerçekliğinden bu kadar kopartılıp nasıl böylesine süslü bir Hollywood aldatmacasına dönüştürülebilir? Üstelik kitaptaki Holly Golightly, filmdeki Audrey Hepburn imajının aksine, tam da bu aldatılma duygusunu hissettirecek bir karakter. Daha sonra Soğukkanlılıkla ile edebiyat tarihinde bambaşka bir yere oturacak olan Truman Capote’nin —ki 2005 yapımı biyografik filmi Capote muazzamdır— 1958 tarihli Tiffany’de Kahvaltı kitabı, belleklerimizde çoğu zaman Audrey Hepburn’ün siyah elbisesi, vitrinin önünde içilen kahve ve romantik bir şehir anlatısı olarak kalmış olsa da, metnin kendisine dönünce çok daha sert ve çok daha gerçekçi bir hikayeyle karşılaşıyoruz. Filmin aksine kitapta Capote bir aşk hikayesi anlatmıyor; New York’ta kendine yeni bir isim, yeni bir yüz ve yeni bir hayat yaratmaya çalışan Holly Golightly’nin etrafında, insanlığın en eski yara izlerinden birine elini gezdiriyor; insan geçmişinden gerçekten kaçabilir mi, yoksa kaçış dediğimiz şey yalnızca geçmiş suretimizin daha şık giyinmiş hali midir? Kitabın meşhur Holly Golightly karakteri hakkında onlarca yazı, hatta akademik makale bulmak mümkün; ama Holly’yi sadece “özgür ruhlu kadın” kalıbına indirgeyemeyiz. Zira o, asıl adı Lulamae Barnes olan, taşradan ve erken yaşta içine düştüğü hayattan kaçıp New York’ta kendini baştan yaratmaya çalışan bir kadın. Fakat bu yeni bir Holly yaratama girişimi, özgürleşmeden çok, kırılgan bir kabul edilme çabası gibi duruyor. Holly erkeklerle yemeklere çıkıyor, partilerde dolaşıyor, zengin adamların ilgisini, hediyelerini ve parasını kendi hayatını sürdürmenin bir yolu olarak kullanıyor. Fakat bunu yaparken tam anlamıyla güçlü de değil, tam anlamıyla kurban da değil. Capote’nin karakterini ilginç kılan şey de aslında bu;
Tiffany'de KahvaltıTruman Capote · Siren Yayınları · 20262,140 okunma
7/10
·128 syf.··
2022 11. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 00:00
Kumarbaz bir deli dâhi... Bu kitabı okurken bilmediğim o kadar çok şey öğrendim ki. Tesla ; Einstein, Edison, Ford gibi isimlerle sözlü tartışmalara girmiş. Dâhilerin kavgası bile dâhice. Ve o müthiş olasılığı daha da iyi anladım. Edison mı ? Tesla mı ? Aslında Edison ampul prototipi icat etti. Lakin elektrik iletimi kısmını çözemedi. Doğru akım sayesinde uzaklara elektrik yollayamıyordu. İşte Tesla bu noktada dahil oldu. Alternatif akımla bu sorunu çözdü. Einstein’ın da ortaya attığı Rölativizm ( Görecelik ) teorisine Tesla bunu mantıklı bulmayıp karşı çıkmıştır. “Einstein zeki, en dahi, o nediyorsa doğrudur.” Dememiş. Düşünmüş, sorgulamış. Bu herkes için düşünülmesi gereken bir lisan-ı eylemdir. “Mühim olan fikrimi çalmaları değil, kendi fikirleri olmaması.”
Delilik ve Dahilik Arasında Nikola TeslaDeniz Yılmaz · Halk Kitabevi · 202171 okunma