“Bu meseleyi kafamdan silip atmanın zamanı geldi.”
Öyle iş bitirici bir soğukkanlılığı, öyle tüccarvari bir hesapçılığı vardı ki bu ifadenin, duyguları inkar ediyor; acı, kıskançlık ve yakıcı arzu kelimelerinin ardında gizlenemeyen bütün o duyguları bir kalemde silip atıyordu. 
Her zihinsel geri kalmışlığın kökeni insanlığın cezalandırma gücüne sahip olmasıdır. Ceza olmasaydı, her suçu imkansız, gereksiz ve anlamsız kılan bir yol bulunurdu. Darağacı ve zindan olmasaydı her konuda ne kadar ileride olurduk. Evlerimiz yakılamasa kundakçılar da olmazdı. Silahlarımız olmasa katiller de olmazdı. Herkes ihtiyaç ve özlem duyduğu şeylere sahip olsa, hırsızlar da olmazdı. Bazen şöyle düşünüyorum: İyi ki hastalıklar da suç değil. Yoksa hekimler olmaz, sadece hakimler olurdu.