Açık konuşmak gerekirse kitaba ısınmam biraz zaman aldı. Diğer Dazai işlerine göre daha az akıcı gibi hissettim okurken. Kitabın içindeki karakterlerin kendi milliyetçilik anlayışı veya vatan sevgisi üzerinden sürekli olarak toplum ile çatışması çok hoşuma gitti.
Co karakteri çok ilgimi çekti. İlk önce toplumda oluşan geleneksel yöntemlere ve düşüncelere başkaldırışı, daha sonra bunun uğruna Japonya’da eğitim görmeye gitmesi.
Bir Çinli olarak Çin’e nefret beslediğini düşünenlere karşı Co’nun kendi açısıyla kafasında beliren vatanseverlik ve milliyetçilik anlayışı başlı başına ilgi çekiciyken bir de üstüne toplum ile iç içe oldukça kendi fikirleri ve toplumun fikirleri arasında bulanıklaşması da üstüne bir demet papatya gibi konmuş sanki.
Kitabın en beğendiğim kısmı ; Co’nun kendini hasta olarak görmesi , ne kadar karşı olsa da kiliseleri bir hastane olarak nitelendirmesi ve orada iyileşmeyi beklemesiydi.
Genel anlamda kitabı gerçekten beğendim ama alışmam diğer Dazai işlerine göre zaman aldı, belki de ben kötü günümdeydim.